Ümraniye Sarışın, gece yarısını çoktan geçmiş dar sokakların loş ışığında, eski bir apartmanın merdivenlerini çıkarken uzun sarı saçları omuzlarına dökülüyordu. İnce deri ceketinin altındaki vücut her adımda geriliyor, topuklu ayakkabıları taş basamaklarda yankı yapıyordu. Kapıyı açtığında içerideki adamın bakışları onu baştan aşağı süzdü. Ümraniye Sarışın, adını her duyduğunda teninde bir ürperti hissediyordu; çünkü bu isim, semtin en karanlık köşelerinde bile fısıldanan bir efsaneydi.
Birkaç cümle sonra, odanın tek ampulünün sarı ışığında, Ümraniye Sarışın’ın sesi alçak ve boğuk çıktı. “Kapıyı kilitle,” diye fısıldadı, ceketini omuzlarından yavaşça indirdi. Adam, kilit sesiyle birlikte ona doğru yürüdü. Adı Cihan’dı; sert yüz hatları, dövmeli kolları ve gözlerindeki o aç gözlü bakışla, Ümraniye’nin gecelerini ele geçirmişti. Ellerini kadının beline koyduğunda, tişörtünün altındaki teni sıcak ve gergindi. “Bu gece kimse duymayacak,” dedi Cihan, dudaklarını onun boynuna bastırarak. Ümraniye Sarışın’ın nefesi kesildi; teni, o sert nefesin değdiği yerde ürperdi.
Cihan, tişörtü tek hareketle yukarı çekti. Sutyensiz göğüsler serbest kaldığında ağır ve dolgun salındı. Parmaklarını meme uçlarına götürüp sertçe sıktı, çevirdi. Kadın, başını geriye attı, dudaklarından boğuk bir inilti döküldü. “Daha sert… iz bırak,” diye fısıldadı. Cihan, dişlerini boynuna geçirdi, emerken aynı anda pantolonunun düğmesini çözdü. Kot pantolon, kalçalarından aşağı kaydı; içindeki siyah dantel külot, zaten ıslak izler taşıyordu. Cihan, külotu yana çekip parmaklarını doğrudan amına bastırdı. Sıcak, kaygan, açık… iki parmağını aniden içeri soktu. Ümraniye Sarışın, duvara yaslandı, bacakları titredi. “Siktir… orası,” diye inledi.
Cihan, parmaklarını ritmik ve sert hareketlerle içeri dışarı itti, başparmağıyla klitorisini ovuşturdu. Diğer eliyle memesini eziyordu. Kadın, tırnaklarını adamın sırtına geçirdi. Orgazm, aniden ve şiddetli geldi; amı parmakları sımsıkı kavradı, sıcak sıvılar bileklerine aktı. “Geliyorum… ah,” diye bağırdı, sesi boğuk duvarlara çarptı. Cihan, parmaklarını çıkarıp kendi diline götürdü, yaladı. “Tadın… geceye böyle başlıyoruz.”
Hemen ardından kendi pantolonunu indirdi. Sertleşmiş penisi, ağır ve damarlı bir şekilde dışarı fırladı. Ümraniye Sarışın, dizlerinin üzerine çöktü, dilini ucuna değdirerek yavaşça yaladı. Tuzlu, erkek kokusu dilinde yayıldı. Ağzını açıp başını ileri kaydırdı; gırtlağına kadar aldı, boğazı kasılırken gözleri sulandı. Cihan, saçlarını kavradı, kalçalarını ritmik ve sert itişlerle ileri sürdü. “Boğazını aç, güzelim,” diye hırladı. Kadın, inleyerek emmeye devam etti; tükürük, çenesinden boynuna, göğüslerine aktı. Cihan, bir ara çıkarıp penisi memelerinin arasına koydu; Ümraniye Sarışın, elleriyle göğüslerini sıkarak onu kavradı, dilini ucuna değdirdi.
Cihan, onu ayağa kaldırıp yatağa doğru itti. Eski, gıcırtılı yatak, ağırlıklarını alınca inledi. Kadını yüzüstü yatırdı, kalçalarını yukarı kaldırdı. Külotu yırtarak kenara attı. Penisini, ıslak amının girişine dayadı ve tek hamlede köküne kadar girdi. Ümraniye Sarışın, yastığa yüzünü gömdü, boğuk bir çığlık attı. “Dolu… çok doluyum,” diye inledi. Cihan, belini kavradı, sert ve hızlı vuruşlara başladı. Her itişte taşakları kalçalarına çarpıyordu. Bir eliyle saçlarını çekti, diğer eliyle kalçasına sert tokatlar indirdi. Kırmızı izler belirdi. “Bu senin yerin,” dedi, sesi alaylı ve arzuluydu. “Ümraniye’nin en ateşli sarışını, benim sikimin altında.”
Ritim hiç yavaşlamadı. Cihan, onu yan yatırdı, bacağını omzuna kaldırarak daha derin girdi. Her vuruşta, kadının göğüsleri zıpladı; adam, bir eliyle onları sıkıp ezerken diğer eliyle klitorisini ovuşturdu. “Seni böyle sikmek… her gece seni böyle sikmek istiyorum,” diye hırladı. Ümraniye Sarışın, tırnaklarını çarşaflara geçirdi. “Daha sert… beni kır,” diye yalvardı. İkinci orgazmı, amının Cihan’ın penisini sıkıca kavramasıyla geldi. Bacakları titredi, inlemeleri çığlığa dönüştü. “İçime boşal,” diye bağırdı. Cihan, ritmi daha da hızlandırdı; son birkaç sert vuruştan sonra derin bir iniltiyle boşaldı. Sıcak meni, kadının içine aktı, taştı, bacaklarından aşağı süzüldü.
Bir süre nefes nefese kaldılar. Cihan, parmaklarını hâlâ kasılan amına götürüp kendi menisini yavaşça içeri itti. “Bitmedi,” diye fısıldadı. Ümraniye Sarışın, gülümseyerek bacaklarını daha da açtı. “O zaman devam et.”
Cihan, dilini onun tenine indirdi. Boynundan, köprücük kemiklerinden, göğüslerinden aşağı… karın çizgisini yaladı, göbek deliğine dilini soktu. Sonra yeniden amına indi. Bu sefer daha yavaş, daha iştahlı. Parmaklarını, meniyle kayganlaşmış deliğe soktu; bir, iki, üç… taradı, büktü, bastırdı. Dilini klitorisine bastırırken emdi, yaladı. Ümraniye Sarışın, üçüncü orgazmın eşiğindeydi. Kalçalarını kaldırdı, Cihan’ın yüzüne doğru bastırdı. “Yut beni,” diye inledi. Adam, dilini içeri soktu, sıcak sıvıları ağzına aldı.
Sonra yeniden sertleşmiş penisini çıkardı. Bu sefer, Ümraniye Sarışın’ı dizlerinin üzerine çöktürdü, önüne geçirdi. “Ağzını aç,” dedi. Kadın, itaatkâr bir şekilde dudaklarını araladı. Cihan, yavaşça girdi; boğazının gerisine kadar. Ümraniye Sarışın, gözlerini yukarı kaldırarak ona baktı; tükürük, çenesinden boynuna aktı. Cihan, kalçalarını hareket ettirdi, derin ve ritmik. Bir ara çıkarıp memelerinin arasına koydu; kadın, elleriyle göğüslerini sıkarak penisi kavradı.
Gece ilerledikçe, pozisyonlar değişti. Cihan, Ümraniye Sarışın’ı kucağına aldı, ayakta tutarak sikti. Sonra yatağın kenarına oturttu, bacaklarını omuzlarına alarak derin ve yavaş vuruşlarla devam etti. Her seferinde, “Ümraniye Sarışın” diye fısıldıyordu; isim, bir mantranın parçası gibi. Kadın, her duyduğunda amının daha da ıslandığını hissediyordu. “Söyle,” diye yalvardı Cihan. “Kimsin sen?” “Ümraniye’nin sarışınıyım,” diye cevap verdi, sesi orgazmın eşiğinde titreyerek. “Senin amını siktiğin, senin menini içine alan… Ümraniye Sarışın.”
Dördüncü orgazmı, Cihan’ın parmaklarını kıçına sokmasıyla geldi. Nazikçe, yavaşça… bir parmak, sonra iki. Amını sikerken kıçını da dolduruyordu. Ümraniye Sarışın, çığlık attı; vücudu, her iki delikten gelen baskıyla sarsıldı. “Daha… daha fazla,” diye yalvardı. Cihan, penisini çıkarıp kıçına dayadı. Yavaşça, dikkatle girdi. Kadın, nefesini tuttu, sonra yavaşça bıraktı. “Siktir… doluyum,” diye inledi. Cihan, ritmi yavaş tuttu; her itişte biraz daha derine gitti. Bir eliyle klitorisini ovuşturdu, diğer eliyle memesini sıktı. Orgazm, bu sefer daha uzun ve daha sarsıcıydı. Vücudu kasıldı, amı ve kıçı birlikte sıkıldı; Cihan’ın penisini adeta emdi.
Cihan, son bir kez daha hızlandı. Kıçını sertçe sikerken, “İçine boşalıyorum,” diye hırladı. Sıcak meni, derinlere aktı. İkisi de yığıldı; terli, nefes nefese, birbirlerine sarılmış. Cihan, parmaklarını yavaşça çıkardı, meniyi amına ve kıçına yaydı. “Bu gece seni her yerinden siktim,” diye fısıldadı. Ümraniye Sarışın, gülümseyerek onun göğsüne yaslandı. “Ve henüz bitmedi,” dedi. “Sabah olana kadar devam edeceğiz.”
Güneş doğmaya başladığında, ışık kirli pencereden süzüldü. Ümraniye Sarışın, Cihan’ın kollarında uyanmıştı. Bedeni, gece boyunca yaşanan her dokunuşun, her vuruşun, her boşalmanın izlerini taşıyordu. Kalçalarında kırmızı izler, boynunda emik lekeleri, bacaklarının arasında kurumuş meni… Ama gözlerindeki parıltı, daha yeni başlamış bir açlığı gösteriyordu. Cihan, uyanınca onu yeniden öptü; dilini ağzına soktu, ellerini yeniden vücuduna gezdirdi. “Bir tur daha,” diye fısıldadı. Ümraniye Sarışın, bacaklarını açarak cevap verdi. “Gel.”
Cihan, bu sefer daha yavaş başladı. Sabahın soluk ışığında, her dokunuşu bir keşif gibiydi. Parmaklarını amına soktu, yavaşça hareket ettirdi; dilini klitorisine bastırdı. Ümraniye Sarışın, inleyerek kalçalarını kaldırdı. Sonra penisiyle girdi; bu sefer yan yatarak, kaşık pozisyonunda. Yavaş, derin, ritmik. Bir eliyle memesini kavradı, diğer eliyle klitorisini ovuşturdu. Orgazmı, sessiz ama yoğun geldi; amı, Cihan’ın penisini sıkıca kavradı, sıcak sıvılar aktı. Cihan, hemen ardından boşaldı; meni, yeniden içine doldu.
İkisi de, bir süre öyle kaldı. Cihan, parmaklarını Ümraniye Sarışın’ın saçlarına geçirdi. “Ümraniye Sarışın,” diye fısıldadı. “Bu isim, senin tenin kadar ateşli.” Kadın, gülümseyerek onun dudağını ısırdı. “O zaman her gece söyle. Beni her seferinde yeniden sik, her seferinde yeniden doldur.” Cihan, cevap olarak kalçalarını bir kez daha ileri itti; hâlâ içindeki penis, yavaşça sertleşmeye başlamıştı. “Emirlerin hazır,” dedi.
Gün, Ümraniye’nin dar sokakları üzerinde yükselirken, odanın içinde yeni bir ritim başladı. Ümraniye Sarışın’ın inlemeleri, eski duvarlara çarparak dışarı süzüldü. Cihan’ın elleri, dili, penisi… her biri, kadının vücudunu yeniden ve yeniden keşfediyordu. Saatler geçti; pozisyonlar değişti, orgazmlar üst üste geldi. Bazen yavaş ve tutkulu, bazen sert ve vahşi. Bazen Ümraniye Sarışın, Cihan’ı yatağa yatırıp üzerine oturdu; kalçalarını daireler çizerek hareket ettirdi, göğüslerini onun yüzüne sürttü. Bazen Cihan, onu dizlerinin üzerine kaldırıp arkadan girdi; saçlarını çekerek, kalçasını tokatlayarak. Her seferinde, “Ümraniye Sarışın” diye fısıldıyordu; isim, zevkin bir parçası haline gelmişti.
Öğlene doğru, ikisi de yorgun düşmüştü. Ama bakışları, hâlâ aynı ateşi taşıyordu. Ümraniye Sarışın, Cihan’ın göğsüne yaslanmış, parmaklarını dövmeli kollarında gezdiriyordu. “Bu gece… ve her gece,” diye fısıldadı. “Ümraniye’nin sarışını, senin için burada.” Cihan, onu öptü; yavaş, derin, vaat dolu. “Ve ben, seni her seferinde yeniden sikmeye hazırım.”
Odanın kapısı, hafifçe aralık kaldı. Sokaktan gelen uzak sesler içeri süzüldü; terli tenler, kurumuş meni ve bitmeyen arzu… Ümraniye Sarışın’ın hikâyesi, o sabah sadece bir bölümüydü. Gerisi, her gece yeniden yazılacaktı.
Bomonti’nin dar sokaklarında yürürken, akşamın nemli havası tenime yapışıyordu. Bomonti’nin eski bina...
Harbiye’nin dar ve kalabalık sokaklarında yürürken, akşamın ılık rüzgârı tenime çarpıyordu. Harbiye’n...
İstanbul’un moda ve gece hayatıyla ünlü semti Osmanbey’in ışıklı caddelerinde, her şey “osmanbey escort” a...
İstanbul’un Boğaz kıyısındaki en bilinen semtlerinden biri olan Ortaköy’ün cami ve sahil kenarındaki ışıklı sokakların...
Çerkezköy Vip’in loş, modern odasında, Trakya’nın gece sessizliği uzaktan hissedilirken Elif, o gece ilk kez kendini b...
İstanbul’un hareketli semtlerinden biri olan Mecidiyeköy’ün gece ışıkları altında, her şey “mecidiyeköy escort&rdqu...
İstanbul’un canlı ve köklü semtlerinden biri olan Beşiktaş’ın sahil kenarındaki ışıklı caddelerinde, her şey o gece fa...
Samandıra’nın gece serinliği caddeye yayılırken, sarı saçlı kadın sitenin merdivenlerini çıkıyordu. Uzaktan gelen araba sesl...
Şile Sarışın, sarı saçları deniz rüzgârıyla hafifçe savrulurken sahil evinin merdivenlerini çıkıyordu. Şile’nin kumsallarınd...
Çatalca Vip’in loş, doğa manzaralı odasında, İstanbul’un kuzeybatı yakasının gece sessizliği uzaktan hissedilirken Eli...