Tersane’nin eski ve biraz ıssız sokaklarında akşamüstü rüzgârı eserken, Elif adımlarını yavaşlattı. Güneş batmak üzereydi; gökyüzü turuncu ve mor tonlara bürünmüş, uzaktan Haliç’in kokusu geliyordu. Tersane’de yaşamak, bazen bu kadar çıplak bir arzuyla karşılaşmak demekti. Birkaç cümle sonra aynı isim yine aklına geldi: Tersane’nin o loş ara sokaklarında, kimsenin bakmadığı kapı aralıklarında neler yaşanabileceğini çok iyi biliyordu.
Elif, yirmi dokuz yaşındaydı. Uzun siyah saçlarını omzuna dökülmüş, ince siyah bluzunun düğmelerini bilerek biraz açık bırakmıştı. Telefonundaki mesaj hâlâ ekranda duruyordu: “Kapı açık. Gel. Bekliyorum.” Gönderen, üç aydır tanıştığı Kerem’di. Kerem, Tersane’de eski bir apartmanın üçüncü katında oturuyordu. Geniş omuzları, koyu sakalı ve her bakışında sanki daha fazlasını istiyormuş gibi bakan o gözleriyle Elif’i ilk buluşmada ele geçirmişti.
Merdivenleri çıkarken kalbi hızlandı. Kapı gerçekten aralıktı. İçeri girdiğinde loş ışık, duvardaki eski plaklar ve yerdeki kalın kilim onu karşıladı. Kerem, salondaki kanepeye yaslanmış, siyah bir tişört ve gri eşofman altıyla oturuyordu. Gözleri Elif’i baştan aşağı süzdü.
“Geldin,” dedi sesi alçak ve kalın. “Çok uzun sürdü.”
Elif kapıyı arkasından kapattı. “Yolda düşündüm. Buraya gelirken her adımda daha çok ıslandığımı fark ettim.”
Kerem gülümsedi, elini uzattı. Elif’i kendine çekti. Öpücük yavaş başladı; dudaklar birbirini tanıdı, sonra dil, diş, nefes. Kerem’in eli beline kaydı, eteğinin altından yukarı doğru ilerledi. Parmakları uyluğunun içini okşarken Elif hafifçe inledi. Kerem’in parmakları külotunun kenarına ulaştığında, kumaşın ne kadar ıslak olduğunu hissetti.
“Böyle mi geldin?” diye fısıldadı kulağına. “Sokakta yürürken bile aklın burada mıydı?”
Elif başını salladı. Kerem onu kanepenin kenarına doğru itti, eteğini beline kadar sıyırdı. Külotunu yavaşça indirdi. Elif’in bacakları ayrıldı. Kerem dizlerinin üzerine çöktü. Sıcak nefesi klitorisine değdiğinde Elif’in dizleri titredi. Dili yavaş, ısrarlı hareketlerle kaydı; bazen emdi, bazen sadece ucuyla okşadı. Elif’in elleri Kerem’in saçlarına gömüldü. Kalçaları istemsizce öne doğru itiliyordu. Kerem iki parmağını yavaşça içeri soktu, dilini hiç durdurmadan ritmi hızlandırdı. Elif’in inlemeleri salonda yankılandı. Birkaç dakika içinde vücudu gerildi, kasıldı, sonra boşaldı. Kerem onu yalamaya devam etti, ta ki Elif’in bacakları titreyip onu geri çekmeye çalışana kadar.
Kerem ayağa kalktı, tişörtünü çıkardı. Elif’in elleri hemen göğsüne, sonra eşofmanının beline gitti. Aşağı indirdiğinde sertliği ortaya çıktı; kalın, damarlı, ucu parlak. Elif dizlerinin üzerine çöktü. Önce dilinin ucuyla yaladı, sonra ağzını açıp yavaşça aldı. Kerem’in eli saçlarına dolandı, ama zorlamadı; sadece ritmi hissetmesini sağladı. Elif boğazının gerisine kadar aldı, gözleri yaşardı, ama bırakmadı. Tükürüğü çenesine aktı. Kerem’in nefesleri hızlandı.
“Yeter,” dedi aniden. “Yatağa.”
Yatak odası küçük ama sıcaktı. Kerem Elif’i yatağa yatırdı, bluzunun düğmelerini tek tek açtı. Sütyenini çıkardı, memelerini avuçladı, meme uçlarını parmaklarıyla oynattı, sonra ağzına aldı. Emme, ısırma, yalama… Elif’in beli kalkıyordu. Kerem bacaklarını ayırdı, sertliğini yavaşça sürttü. Sonra bir hamlede içine girdi. Elif yüksek sesle inledi. Kerem hareket etmeye başladı; derin, sert, kontrollü. Her girişte Elif’in tırnakları sırtına gömülüyordu.
“Daha sert,” diye fısıldadı Elif. “Lütfen.”
Kerem onu çevirdi, dizlerinin üstüne getirdi. Arkadan girdi. Bir eliyle saçlarını yakaladı, diğer eliyle belini kavradı. Vuruşlar hızlandı. Odada sadece ten sesleri, nefesler ve ıslak sesler vardı. Kerem ara sıra durup sadece ucuyla oynuyor, sonra tekrar derine dalıyordu. Elif ikinci kez boşaldığında, Kerem onu sırtüstü çevirdi, bacaklarını omuzlarına aldı ve daha da derinleşti. Göz göze geldiler. Kerem’in alnından ter damlıyordu.
“İçine mi?” diye sordu.
Elif başını salladı. “İçime boşal.”
Kerem birkaç sert hamleden sonra gerildi, inledi ve boşağı Elif’in içine aktı. Bir süre öyle kaldılar; nefesleri yavaş yavaş sakinleşti. Kerem yanına uzandı, elini Elif’in karnına koydu. Parmağıyla yavaşça klitorisini okşamaya başladı. Elif hâlâ hassastı ama uzaklaşmadı. Kerem’in parmakları yumuşak, ısrarcı hareketlerle dolaştı. Üçüncü orgazm daha yumuşak, daha uzun sürdü. Elif’in vücudu hafifçe sarsıldı, sonra gevşedi.
Bir süre sessizce yattılar. Kerem’in parmakları hâlâ bacaklarının arasında, yavaşça okşuyordu.
“Tersane’de böyle geceler… alışkanlık olur,” dedi Kerem.
Elif gülümsedi. “O zaman daha sık gelmem lazım.”
Kerem onu öptü. Bu sefer yavaş, derin, tatlı. Sonra elini tekrar aşağı indirdi. Elif’in bacakları istemsizce açıldı. Kerem parmaklarını içine soktu, başparmağıyla klitorisini ovdu. Elif’in nefesi yine hızlandı. Kerem yavaş yavaş aşağı kaydı, dilini tekrar kullandı. Bu sefer daha nazik, daha uzun sürdü. Elif’in elleri çarşafa tutundu. Dördüncü orgazm geldiğinde sesi boğuk çıktı; neredeyse ağlıyormuş gibi.
Kerem yukarı çıktı, onu kucakladı. Sertliği yine kalkmıştı. Elif elini uzattı, yavaşça sıvazladı. Sonra üzerine çıktı. Yavaşça oturdu, içine aldı. Kalçalarını sallamaya başladı. Kerem’in elleri kalçalarında, bazen sıkıyor, bazen bırakıyordu. Elif öne eğildi, memelerini Kerem’in ağzına verdi. Kerem emdi, ısırdı, dilini gezdirdi. Elif’in hareketleri hızlandı. Bu sefer birlikte boşaldılar; Elif önde, Kerem hemen ardından. Sıcaklık yine içine yayıldı.
Sonra yan yana uzandılar. Terleri birbirine karışmıştı. Kerem’in parmağı Elif’in memesinde geziyor, ara sıra uçunu sıkıyordu.
“Daha bitmedik,” dedi Kerem. “Gece uzun.”
Elif gülümsedi. “O zaman göster.”
Kerem ayağa kalktı, Elif’i kollarından tutup kaldırdı. Onu duvara yasladı. Bacaklarını iki yana açtırdı, sertliğini tekrar içine sürdü. Ayakta, duvara yaslı, sert ve hızlı. Elif’in sırtı duvara sürtünüyordu. Kerem bir eliyle boğazını hafifçe kavradı, diğer eliyle kalçasını tuttu. Her vuruşta Elif’in inlemesi daha yüksek çıkıyordu. Kerem yavaşladı, sadece ucuyla oynadı, sonra tekrar derine indi. Bu oyun birkaç kez tekrarlandı. Elif neredeyse yalvarıyordu.
“Lütfen… bırak boşalayım.”
Kerem gülümsedi, hızlandı. Elif’in vücudu gerildi, kasıldı, sonra boşaldı. Kerem da hemen ardından geldi; bu sefer dışarı çekti, sütünü Elif’in karnına ve memelerine boşalttı. Parmaklarıyla yaydı, sonra o parmakları Elif’in ağzına götürdü. Elif emdi.
Yatağa geri döndüler. Bu sefer daha yavaş, daha uzun sürdüler. Kerem Elif’i yan yatırdı, arkadan girdi. Bir eliyle memesini, diğer eliyle klitorisini okşadı. Yavaş, derin, ritmik. Elif’in gözleri kapalıydı; sadece hissediyordu. Kerem ara sıra durup sadece parmaklarını kullanıyor, sonra tekrar içine giriyordu. Saatler ilerledikçe orgazmlar birbirine karıştı. Elif artık sayamıyordu.
Gece yarısını geçmişti. Kerem Elif’i yine sırtüstü yatırdı, bacaklarını geniş açtı. Dilini kullandı; bu sefer çok yavaş, çok dikkatli. Her yalama, her emiş, Elif’i titretiyordu. Kerem iki parmağını soktu, kıvrımlı hareketlerle içini okşadı. Elif’in beli kalkıyordu. Kerem dilini hiç durdurmadan parmaklarını hızlandırdı. Elif yüksek sesle inledi, boşaldı, sonra hemen ardından yine boşaldı. Vücudu sarsılıyordu.
Kerem yukarı çıktı, öptü. Tadı karışıktı. Sonra sertliğini yavaşça sürttü ve içine girdi. Bu sefer çok yavaştı. Her giriş uzun, her çıkış daha da uzun. Göz göze bakıyorlardı. Kerem ara sıra durup sadece içerde bekliyordu. Elif’in iç kasları onu sıkıyordu. Kerem’in nefesi boğuklaştı.
“Senin içinde… çok güzel,” diye fısıldadı.
Elif bacaklarını beline doladı. “Daha derine.”
Kerem itti. Derinleşti. Hareketler yavaş yavaş hızlandı. Yatak gıcırtı çıkarıyordu. Elif’in tırnakları yine sırtına gömüldü. Kerem bir eliyle boğazını hafifçe sıktı, diğer eliyle klitorisini ovdu. Elif’in gözleri bulandı. Boşaldı. Kerem da hemen ardından; bu sefer uzun uzun, titreye titreye içine aktı.
Sonra yattılar. Kerem’in eli hâlâ Elif’in bacaklarının arasında, yavaşça okşuyordu. Elif’in nefesi sakinleşmişti ama vücudu hâlâ hassastı. Kerem parmağını yavaşça soktu, çıkardı, soktu. Elif uzaklaşmadı. Kerem eğildi, meme ucunu emdi. Parmağıyla ritmi sürdürdü. Elif’in kalçaları yine hareket etmeye başladı. Beşinci… altıncı… artık fark etmiyordu. Sadece o parmaklar, o dil, o sıcaklık vardı.
Sabaha karşı, Kerem yine sertleşmişti. Elif onu eliyle sıvazladı, sonra ağzına aldı. Yavaş yavaş yaladı, emdi, boğazına kadar aldı. Kerem’in eli saçlarındaydı. Elif bırakmadı. Kerem boşaldığında, Elif hepsini yuttu, sonra dilini temizledi.
Yan yana uzandılar. Kerem Elif’i kucakladı.
“Tersane’de böyle bir gece daha ister misin?” diye sordu.
Elif gülümsedi, elini Kerem’in sertliğine götürdü. Hâlâ sıcaktı, hâlâ doluydu.
“Yarın akşam yine gelirim,” dedi. “Kapı yine açık olsun.”
Kerem onu öptü. Elif’in bacakları yine açıldı. Kerem’in parmakları yine içeri girdi. Gece bitmemişti. Tersane’nin o loş odasında, iki beden birbirini yeniden keşfetmeye devam etti; yavaş, ıslak, bitmek bilmeyen bir arzuyla. Elif’in inlemeleri, Kerem’in nefesleri, tenlerin sürtünmesi… Sabahın ilk ışıkları pencereye vurana kadar sürdü. Ve o ışıklar içeri sızdığında bile, eller hâlâ hareket halindeydi, dudaklar hâlâ arıyordu, bedenler hâlâ birbirinin içinde kaybolmak istiyordu.
Elif, Kerem’in omzuna yaslanmış, parmaklarını göğsünde gezdirirken fısıldadı: “Bir daha… bir kez daha.”
Kerem gülümsedi, onu üstüne çekti. Elif yavaşça oturdu, içine aldı. Kalçalarını sallamaya başladı. Bu sefer daha yavaş, daha uzun, daha derin. Kerem’in elleri kalçalarında, belinde, memelerinde geziniyordu. Elif öne eğildi, saçları Kerem’in yüzüne döküldü. Öpüştüler. Hareketler hızlandı. Elif boşaldı. Kerem da. Sonra yine yattılar. Ama eller hiç durmuyordu. Parmaklar, diller, nefesler… Tersane’nin o sabahında, arzu hâlâ canlıydı. Ve ikisi de bırakmak istemiyordu.
Harbiye’nin dar ve kalabalık sokaklarında yürürken, akşamın ılık rüzgârı tenime çarpıyordu. Harbiye’n...
Bomonti’nin dar sokaklarında yürürken, akşamın nemli havası tenime yapışıyordu. Bomonti’nin eski bina...
İstanbul’un moda ve gece hayatıyla ünlü semti Osmanbey’in ışıklı caddelerinde, her şey “osmanbey escort” a...
Çerkezköy Vip’in loş, modern odasında, Trakya’nın gece sessizliği uzaktan hissedilirken Elif, o gece ilk kez kendini b...
Çatalca Vip’in loş, doğa manzaralı odasında, İstanbul’un kuzeybatı yakasının gece sessizliği uzaktan hissedilirken Eli...
Darıca Vip, Marmara’nın kıyısında, yeşil tepelerin eteğinde yükselen o modern sahil villasının adıydı. Gece, denizden gelen haf...
Edirne Vip’in loş, tarihi dokulu odasında, Trakya’nın gece sessizliği uzaktan hissedilirken Elif, o gece ilk kez kendi...
İstanbul’un kalbinde, Şişli’nin neon ışıklarıyla aydınlanan dar sokaklarında geçen o gece, her şey “şişli escort&rd...
İstanbul’un hareketli semtlerinden biri olan Mecidiyeköy’ün gece ışıkları altında, her şey “mecidiyeköy escort&rdqu...
İstanbul’un Boğaz kıyısındaki en bilinen semtlerinden biri olan Ortaköy’ün cami ve sahil kenarındaki ışıklı sokakların...