Ortaçeşme’nin Boğaz’a bakan sessiz sokaklarında, İstanbul’un gürültüsünden uzak, eski evler ve yeşil yamaçlar arasında, Selin uzun zamandır aradığı yalnızlığı bulmuştu. Sonbahar rüzgârı yaprakları savururken, Ortaçeşme’nin dar patikalarında yürüyen kadın, içindeki ateşi söndürecek bir şey arıyordu.Birkaç cümle sonra: Ortaçeşme’nin sakin mahallelerinden birinde kiraladığı taş ev, yüksek duvarları ve denize nazır bahçesiyle Selin için arzularını özgürce yaşayabileceği bir sığınak haline gelmişti.Selin, yirmi dokuz yaşındaydı. Uzun siyah saçları beline kadar iniyor, koyu kahverengi gözleri her bakışta derin bir kıvılcım yakıyordu. İnce belli, dolgun kalçalı, yüksek göğüslü bir kadındı. Şehirdeki stresli iş hayatından, soğuk ve yetersiz ilişkilerden kaçmıştı. Eski sevgilisi onu hep bastırır, bedenini görmezden gelirdi. Şimdi ise Ortaçeşme’nin rüzgârlı yamaçlarında, kimseye hesap vermeden, teninin isteklerini dinleyebilirdi.O sabah Selin, evin geniş terasinda oturmuş, sıcak çayını yudumluyordu. İnce beyaz sabahlığı gevşek bağlanmış, altında hiçbir şey yoktu. Rüzgâr estiğinde kumaş aralanıyor, koyu pembe uçlu göğüslerini ve pürüzsüz karnını ortaya çıkarıyordu. Parmakları bilinçsizce uyluğuna kaydı. Dizinin içinden yukarı doğru ilerledi, yumuşak etine bastırdı. Gözleri kapandı. Hayalinde sert bir el vardı; parmaklar yavaşça açılıyor, ıslaklığına dokunuyordu.“Burada kimse beni duymaz,” diye fısıldadı kendi kendine. Sesini duymak bile onu daha da azdırdı.Günün ilerleyen saatlerinde Selin, bahçeye inmeye karar verdi. Yüksek duvarların ardındaki yeşillikte yürürken rüzgâr saçlarını savurdu. Hava serindi ama teni sıcaktı. Bluzunu çıkardı, sadece ince sütyenini bıraktı. Göğüsleri özgürce salındı. Bir bankın üzerine oturdu, sırtını yasladı. Elini etekinin altına soktu. Islak dudaklarını araladı, orta parmağını yavaşça içeri kaydırdı. İnledi. Ses rüzgârla karıştı.Tam o sırada bahçe kapısından bir ses duydu. “Merhaba?”Selin hızla doğruldu, elini çekti. Kapıdan uzun boylu, esmer bir adam giriyordu. Omuzları geniş, karın kasları açık gömleğinin altından belli oluyor, kot pantolonunun belinde güçlü kalçaları göze çarpıyordu. Saçları rüzgârda dağılmış, gözleri koyu ve keskindi. Yanına yaklaştıkça Selin’in kalbi hızlandı.“Burada nadiren biri görürüm,” dedi adam. Sesi kalındı, boğuk. “Ben Arda. Yan evi kiraladım. Siz…”“Selin,” dedi kadın. Sesinin titrediğini saklamaya çalıştı. “Ortaçeşme’de tatildeyim.”Arda gülümsedi. “Ortaçeşme… Evet, burası sessizliği ve manzarasıyla ünlü.”Gözleri Selin’in açık bluzunun altındaki sütyeninde gezindi, sonra yüzüne döndü. Utanmadı. “Özür dilerim, sizi rahatsız ettim.”Selin eteğini düzeltti ama zaten ıslaklığı belli oluyordu. “Rahatsız olmadım.”Arda yanına oturdu. İkisi de sessizce Boğaz’ı izledi. Aralarındaki mesafe yavaş yavaş kapandı. Arda’nın eli bir an Selin’in beline değdi. “Ellerin titriyor,” diye fısıldadı. Selin cevap vermedi. Sadece daha yakına geldi. Göğüsleri Arda’nın göğsüne bastı. Sert meme uçları adamın gömleğine değdi. Arda’nın nefesi boğazında takıldı.“Burada kimse yok,” dedi Selin. “İstersen…”Arda beklemedi. Elini Selin’in ensesine koydu, dudaklarını onunkilere bastırdı. Öpücük yavaş başladı, sonra açgözlüleşti. Dilleri birbirine dolandı. Arda’nın eli aşağı indi, etekin altına kaydı, parmaklarını ıslak yarığa soktu. Selin inledi, bacaklarını açtı. İki parmak içeri girdi, başparmak klitorisine bastırdı. Selin’in belini büktü, kalçaları öne doğru savruldu.Eve birlikte girdiler. Arda, Selin’i salona aldı. Koltuklara basarak soyundu. Sütyenini çıkardı, eteğini indirdi. Çıplak kaldı. Arda da gömleğini ve pantolonunu attı. Kalın, damarlı siki sertleşmiş, ucundan damla sızıyordu. Selin dizlerinin üstüne çöktü. Sikini eline aldı, yaladı. Başını ağzına aldı, derinlere kadar indirdi. Boğazı daraldı ama vazgeçmedi. Arda’nın elleri saçlarına dolandı. “Ağzını sikeyim…” Selin başını salladı. Arda kalçalarını öne itti, boğazına kadar girdi. Selin’in gözlerinden yaş geldi ama emmeye devam etti. Tükürük damladı, çenesinden aktı.Arda kendini geri çekti, Selin’i koltuğa yatırdı. Bacaklarını omuzlarına aldı, dilini yavaşça yaladı. Selin’in tadı tatlı ve yoğuntu. Arda, klitorisini emdi, dilini içeri soktu, sonra tekrar emdi. Selin’in elleri Arda’nın saçlarına gömüldü. Kalçaları yükseldi, orgazm yaklaştı. “Daha… daha hızlı,” diye inledi. Arda emir dinledi. Birkaç saniye içinde Selin titredi, bacakları sarsıldı, sıcak bir dalga içinde boşaldı. Çığlığı evde yankılandı.Arda sikiini eline aldı, başını Selin’in ıslak girişine sürttü. Yavaşça içeri girdi. Selin’in duvarları onu sımsıkı sardı. Arda inledi. “Sikim gibi dar…” Tamamen gömüldüğünde durdu, sonra ritmi buldu. Derin, sert vuruşlar. Her girişte Selin’in göğüsleri sarsıldı. Arda eğildi, bir memeyi ağzına aldı, emdi, ısırdı. Selin tırnaklarını Arda’nın sırtına geçirdi. “Daha sert… lütfen…”Arda hızlandı. Kalçaları şap şap sesiyle çarpıştı. Selin’i yan çevirdi, arkadan girdi. Bir eliyle belini tuttu, diğeriyle klitorisine bastırdı. Selin ikinci kez boşaldı. Sıkı kasılmaları Arda’yı da sınırına getirdi. “İçine mi?” diye sordu. Selin başını salladı. “İçime… hepsini…” Arda son birkaç vuruşla derine gömüldü, sıcak spermlerini boşalttı. Selin’in içi doldu, taştı, uyluklarından aktı.İkisi de koltuğa yığıldı. Nefesleri düzensizdi. Arda, Selin’in saçlarını okşadı. “Bu sadece başlangıç mı?”Selin gülümsedi. “Ortaçeşme’de geceler uzun ve sessiz. Gel… üst kata.”Akşamüstü birlikte duş aldılar. Sıcak suyun altında Arda, Selin’in arkasından sarıldı. Elleri göğüslerini kavradı, meme uçlarını çimdikledi. Siki Selin’in kalçalarına bastı. Selin eğildi, duvara yaslandı. Arda arkadan girdi. Su şıpırtılarıyla karışan iniltiler banyoyu doldurdu. Arda bir eliyle boğazını hafifçe sıktı, diğer eliyle klitorisine bastırdı. Selin üçüncü kez titredi. Arda da boşaldı, sıcaklık suyla birlikte aktı.Yatak odasına geçtiler. Mum ışığında Selin, Arda’nın üstüne bindi. Sikiini yavaşça içine aldı, kalçalarını savurmaya başladı. Göğüsleri Arda’nın yüzüne sürüldü. Arda emdi, ısırdı. Selin ritmi hızlandırdı. “Sikini… her yerimde istiyorum,” diye inledi. Arda kalçalarını yukarı itti, daha derine girdi. Yatak gıcırdadı. Selin dördüncü kez boşaldı, kasılmaları Arda’yı da sürükledi. İkinci kez içine boşaldı.Gece boyunca durmadılar. Arda, Selin’i duvara yasladı, ayakta sikişti. Sonra yatağın kenarında, dört ayak üstünde. Her seferinde Selin biraz daha açıldı, biraz daha ıslandı. Arda’nın sikı her girişte daha kolay kaydı ama hâlâ doluydu. Selin’in orgazmları peş peşe geldi. Vücudu ter ve sperm içinde kaldı. Arda, Selin’in her santimini öptü. Ayak parmaklarından başlayarak, bacaklarının içini, karnını, göğüslerini, boynunu. Sonra tekrar arasına indi. Dilini yavaşça gezdirdi, ta ki Selin bir kez daha inleyene kadar.Şafak sökmeden önce Arda, Selin’i kollarına aldı. “Ortaçeşme’de seninle her gün bunu yapmak istiyorum,” diye fısıldadı.Selin gülümsedi, bacağını Arda’nın beline doladı. “O zaman gel… bir daha.”Arda tekrar sertleşti. Bu sefer yavaş, neredeyse nazik. Ama derinlik aynıydı. Selin’in içi hâlâ doluydu, sperm ve kendi suları karışmıştı. Her girişte şapırtı sesi geldi. Arda, Selin’in kulağına fısıldadı: “Sikini em, sonra tekrar içine alacağım.”Selin itaat etti. Dizlerinin üstüne çöktü, siki yaladı, temizledi, sonra ağzına aldı. Tadı kendi ve onun karışımıydı. Arda tekrar sertleşince Selin sırtüstü yattı, bacaklarını açtı. “Gel.”Arda girdi. Bu sefer son kez. Uzun, derin vuruşlar. Selin’in tırnakları Arda’nın sırtında iz bıraktı. Arda, Selin’in klitorisine bastırırken son orgazmı da kopardı. Selin’in çığlığı odada yankılandı. Arda da boşaldı, bu sefer dışarı çekti, sıcak spermlerini Selin’in göğüslerine, karnına, klitorisine boşalttı. Selin parmaklarını sürüp yaladı.Güneş doğarken ikisi de yorgun düştü. Selin, Arda’nın göğsüne yaslandı. “Bu sonbahar uzun olacak,” dedi.Arda saçlarını okşadı. “Ortaçeşme… bundan sonra sadece bizim.”Selin’in eli yavaşça aşağı indi, Arda’nın yumuşak ama hâlâ dolgun sikini kavradı. “Biraz dinlen… sonra tekrar başlarız.”Arda gülümsedi. “Senin iştahın bitmiyor.”“Yıllarca bastırdım,” diye fısıldadı Selin. “Şimdi her damlasını istiyorum.”Öğlene doğru yeniden uyanmışlardı. Arda, Selin’i mutfağa indirdi. Tezgâhın üstüne oturttu, bacaklarını açtı, dilini tekrar arasına gömdü. Selin kahvaltı etmeye çalışırken inliyordu. Arda, parmaklarını da ekledi, Selin’i bir kez daha titretti. Sonra ayağa kalktı, sikiyi Selin’in ağzına verdi. Selin emdi, derinlere indirdi. Arda kalçalarını öne itti, boğazına kadar girdi. Selin’in gözleri yaşardı ama bırakmadı. Arda az daha boşalacaktı ki kendini çekti, Selin’i çevirdi, arkadan girdi. Mutfak tezgâhına yaslanmış, her vuruşta bardaklar sarsılıyordu. Arda, Selin’in saçlarını tuttu, boynunu ısırdı. “İçine mi yoksa yüzüne mi?”“Yüzüme,” dedi Selin. Arda çıktı, Selin diz çöktü. Arda birkaç kez elini çekti, sonra sıcak spermlerini Selin’in diline, dudaklarına, yanaklarına boşalttı. Selin yaladı, yuttu, gülümsedi.Akşam yine bahçeye indiler. Bu sefer daha cesurdular. Ağaçların arasında, rüzgârın savurduğu yaprakların üstünde sikiştiler. Arda, Selin’i kucağına aldı, daha derine girdi. Selin’in iniltileri rüzgâra karıştı. Arda, Selin’in memelerini emdi, kalçalarını sıktı. İkisi de aynı anda boşaldı. Yapraklar, karışık sıvıları emdi.Gece yatakta, Arda, Selin’in her yerini keşfetti. Parmaklarıyla, diliyle, sikiyle. Selin üstte, Arda üstte, yandan, arkadan. Her seferinde Selin biraz daha ıslandı. Arda’nın sikı her girişte daha kolay kaydı ama hâlâ doluydu. Selin’in orgazmları peş peşe geldi. Vücudu ter ve sperm içinde kaldı. Sonunda ikisi de tükenmiş halde yığıldı.Sabah Selin uyandığında Arda hâlâ yanındaydı. Elini uzattı, sikiyi kavradı. Arda gözlerini açmadan gülümsedi. “Yine mi?”“Evet,” dedi Selin. “Ortaçeşme’nin yamaçları… artık seninle dolu.”Arda Selin’i üstüne çekti. Selin yavaşça oturdu, sikiyi içine aldı. Kalçalarını savurmaya başladı. Göğüsleri salındı. Arda ellerini kalçalarına koydu, ritmi hızlandırdı. Selin öne eğildi, dudaklarını Arda’nınkilerine bastırdı. Öpüşerek sikiştiler. Arda, Selin’in belini sıktı, yukarı doğru itti. Derin vuruşlar. Selin inledi, “Daha… daha…” Arda son gücünü topladı, Selin’i ters çevirdi, arkadan girdi, hızla vurdu. Selin yastığa gömüldü, çığlık attı. Arda boşaldı, sıcaklık bir kez daha Selin’in içini doldurdu.İkisi de nefes nefese kaldı. Selin, Arda’nın kollarına kıvrıldı. “Bu sadece ilk gün,” dedi.Arda saçlarını okşadı. “Ve daha binlerce gece var.”Selin gülümsedi. Gözleri kapandı. Bedeni hâlâ titriyordu, içerisi hâlâ doluydu, ama kalbi hafifti. Ortaçeşme’nin sessiz sokakları ve yeşil yamaçları, artık iki yabancının, iki aç bedenin, bitmek bilmeyen arzularının sahnesi olmuştu. Rüzgâr perdeleri savururken, evin içinde hâlâ sex kokusu vardı. Ve Selin biliyordu ki, bu sonbahar, her sabah, her akşam, her gece yeniden başlayacaktı.
Bomonti’nin dar sokaklarında yürürken, akşamın nemli havası tenime yapışıyordu. Bomonti’nin eski bina...
Harbiye’nin dar ve kalabalık sokaklarında yürürken, akşamın ılık rüzgârı tenime çarpıyordu. Harbiye’n...
İstanbul’un moda ve gece hayatıyla ünlü semti Osmanbey’in ışıklı caddelerinde, her şey “osmanbey escort” a...
Çerkezköy Vip’in loş, modern odasında, Trakya’nın gece sessizliği uzaktan hissedilirken Elif, o gece ilk kez kendini b...
İstanbul’un hareketli semtlerinden biri olan Mecidiyeköy’ün gece ışıkları altında, her şey “mecidiyeköy escort&rdqu...
İstanbul’un Boğaz kıyısındaki en bilinen semtlerinden biri olan Ortaköy’ün cami ve sahil kenarındaki ışıklı sokakların...
Samandıra’nın gece serinliği caddeye yayılırken, sarı saçlı kadın sitenin merdivenlerini çıkıyordu. Uzaktan gelen araba sesl...
Çatalca Vip’in loş, doğa manzaralı odasında, İstanbul’un kuzeybatı yakasının gece sessizliği uzaktan hissedilirken Eli...
Darıca Vip, Marmara’nın kıyısında, yeşil tepelerin eteğinde yükselen o modern sahil villasının adıydı. Gece, denizden gelen haf...
Edirne Vip’in loş, tarihi dokulu odasında, Trakya’nın gece sessizliği uzaktan hissedilirken Elif, o gece ilk kez kendi...