İstanbul’un Avrupa yakasında, Merter’in kalabalık caddeleri ve eski binaları arasında, Esmer adındaki kadın her akşam aynı yorgunlukla işten çıkardı. Merter Esmer, omuzlarına dökülen koyu siyah saçları, esmer teni sokak lambalarının altında bakır gibi parlayan, dudakları her zaman hafif aralık ve dolgun duran o kadın, o gün de dar kot pantolonu ve dekolteli bluzuyla merdivenleri indirdi. Atölyeden çıkan kumaş tozu hâlâ tenindeydi. Yürürken kalçaları ritmik sallanıyor, her adımda ete kemiğe bürünmüş bir davet gibi duruyordu.Birkaç cümle sonra, evinin kapısına yaklaşırken zihninde aynı isim tekrar yankılandı: Merter Esmer. Kendi adını fısıldamak bile bacaklarının arasını ıslatmaya yetiyordu. Anahtarı kilide soktu, içeri girdi ve sırtını kapıya yasladı. Bluzunun düğmelerini tek tek açtı. Sutyensiz göğüsleri serbest kaldı; meme uçları çoktan sertleşmişti. Parmağıyla birini sıkıp çevirdiğinde boğuk bir inilti kaçtı dudaklarından. “Bugün… her yerimi doldursun istiyorum,” diye mırıldandı.Telefonu titreşti. Ekranda tanıdık numara belirdi. Cevap verdiğinde sesi kısık ve ıslaktı.
“Gel. Hemen.”
Karşıdaki adam, “On beş dakikada oradayım,” diye yanıtladı. O on beş dakika, Esmer için işkence gibi uzadı. Pantolonunu ve külotunu çıkardı. Sadece yüksek topuklu botlarıyla evin içinde yürüdü. Aynanın karşısına geçti, bacaklarını açtı, iki parmağını yavaşça içeri soktu. Zaten sırılsıklamdı. Parmaklarını çıkarıp yaladı, tadına baktı. Sonra daha derinlere gitti, başparmağıyla klitorisini ovdu. Orgazma yaklaşırken durdu. Onun için saklayacaktı.Kapı zili çaldığında hâlâ çıplaktı. Kapıyı açtığında adam, geniş omuzlu, kısa sakallı, bakışları aç bir kurt gibi olan adam, hiçbir şey söylemeden içeri girdi. Kapıyı arkasından kilitledi. Esmer’i hemen duvara yapıştırdı. Öpücük sert, dilini boğazına kadar sokan bir öpücüktü. Eli bacaklarının arasına gitti, iki parmağını birden köküne kadar soktu.
“Islak… hep böyle ıslaksın benim için,” diye homurdandı.
Esmer inledi, kalçalarını adama doğru itti. Adam parmaklarını hızlı ve sert hareket ettirirken başparmağıyla klitorisine bastırıyordu. Esmer’in bacakları titremeye başladı. Adam birden parmaklarını çekti, onları kendi ağzına götürüp uzun uzun yaladı.
“Tatlısın. Her zamanki gibi.”Dizlerinin üzerine çöktü. Esmer’in bir bacağını omzuna aldı ve dilini uzun, yavaş bir hareketle yarığına sürdü. Klitorisini emdi, dil ucuyla çevirdi, sonra dilini mümkün olduğunca derin soktu. Esmer’in elleri adamın saçlarına gitti, onu daha sert bastırdı.
“Daha sert… yut beni,” diye fısıldadı.
Adam uydu. Dili hızlı, baskılı ve ıslak hareket etti. İki parmağını tekrar içeri soktu, dilini klitorisine odakladı. Esmer’in iniltileri yükseldi, boğuk çığlıklara döndü. Vücudu gerildi, kalçaları adamın yüzüne bastı. İlk orgazm şiddetli geldi. Bacakları sarsıldı, dizleri çözüldü. Adam onu tuttu, orgazmın dalgaları geçene kadar yalamaya ve emmeye devam etti. Esmer’in bacakları hâlâ titrerken adam ayağa kalktı ve onu öptü. Tadı kendi ağzındaydı.Adam tişörtünü çıkardı, pantolonunu ve boxerını indirdi. Sertliği dışarı fırladı; kalın, damarlı, ucu parlaktı. Esmer hemen dizlerinin üzerine çöktü. Elleriyle kavradı, yavaşça ağzına aldı. Diliyle başını yaladı, yarığını dilinin ucuyla açtı, sonra daha derine indirdi. Boğazına kadar aldı, gözleri sulandı ama bırakmadı. Adamın elleri saçlarına gitti, yavaş yavaş kalçalarını ileri itti.
“Boğazına kadar al… evet… böyle.”
Esmer’in tükürüğü çenesine, göğüslerine aktı. Adam boğuk boğuk inliyordu.Bir süre sonra adam onu ayağa kaldırdı, salondaki eski deri koltuğa doğru sürükledi. Esmer’i yüzüstü yatırdı, kalçalarını yukarı kaldırdı. Arkadan girdi. Bir anda, köküne kadar. Esmer’in iniltisi yastığa boğuldu. Adam durmadan, sert ve ritmik hareketlerle sikiyordu. Her itişte Esmer’in göğüsleri sallanıyor, kalçaları şap şap sesiyle sarsılıyordu. Adam bir eliyle saçını sımsıkı tuttu, diğer eliyle kalçasını kavrayıp savurdu.
“Sık beni. İçini sık,” diye emretti.
Esmer kaslarını sıktı. Adamın nefesi kesildi. Tempo daha da arttı. Islak sesler, deri sesleri, iniltiler evin her köşesinde yankılandı.Adam birden onu çevirdi. Esmer sırtüstü yattı, bacakları adamın omuzlarına kalktı. Bu pozisyonda daha derine giriyordu. Her darbede rahminin ağzına çarpıyordu. Esmer’in tırnakları adamın sırtına, omuzlarına battı.
“Daha sert… parçala… lütfen,” diye inledi.
Adam uydu. Ter damlaları göğsünden Esmer’in karnına ve göğüslerine düşüyordu. Bir eliyle klitorisini hızlı hızlı ovdu. Esmer ikinci orgazmına yaklaştı. Gözleri geriye kaydı, ağzı açık kaldı, sesi kesildi.
“Geliyorum… geliyorum…”
Vücudu şiddetle kasıldı, iç duvarları adamı kıskaca aldı. Adam da aynı anda boşaldı. Sıcak, yoğun ve bol boşalma Esmer’in içine aktı. İkisi de titreyerek, nefes nefese, ter içinde kaldı.Bir süre öylece kaldılar. Adam hâlâ içindeydi. Yavaşça çıktığında, beyaz ve koyu sıvı bacaklarının arasından süzülüp koltuğa aktı. Esmer gülümsedi, tembel ve aç bir gülümseme. Adam onu kucağına aldı, yatak odasına taşıdı. Bu sefer daha yavaş başladılar. Öpüşmeler uzun ve derindi, eller her yeri yeniden keşfetti. Adam Esmer’i üstüne oturttu. Esmer kendi ritmini tuttu; yavaş, derin, kalçalarını öne arkaya ve daireler çizerek sallayarak. Göğüsleri adamın yüzünün önünde sallanıyordu. Adam onları yakaladı, emdi, ısırdı, dilini çevirdi. Esmer tempo arttırdı. İçindeki sertlik her inişte daha da doluyordu. Üçüncü orgazmı daha uzun ve sarsıcı sürdü. Tüm vücudu titredi, iniltileri kesik kesik çıktı. Adam da onu takip etti, ikinci kez boşaldı.Gece boyunca ara vermeden devam ettiler. Mutfakta, soğuk tezgâhın üzerinde. Banyoda, duşun altında, suyun sesi iniltilerini bastırmaya yetmezken. Pencereden Merter’in gece ışıkları görünürken, Esmer camı tutunmuş, adam arkadan sertçe giriyordu. Her seferinde daha açgözlü, daha derin, daha ıslak. Sabaha karşı, yorgun bedenler birbirine dolanmış yatarken, Esmer’in parmakları adamın göğsünde geziniyordu.
“Yarın da gel,” diye fısıldadı.
Adam boynunu öptü, ısırdı.
“Her gün gelirim. İstediğin kadar, istediğin saatte.”Güneş doğarken Merter’in caddeleri uyanmaya başlıyordu. Ama o evde perdeler hâlâ kapalıydı. Esmer, adamın kolları arasında, teninin hâlâ yanık, hassas ve dolu yerlerini hissederek gözlerini kapattı. Vücudu tatmin olmuş, ağır ve sıcak bir şekilde yatıyordu. Bir süre sonra tekrar uyanacak, tekrar daha fazlasını isteyeceğini biliyordu. Çünkü o, Merter’in esmer kadınıydı ve arzu onun en doğal, en bitmek bilmeyen haliydi.Sabahın ilerleyen saatlerinde tekrar uyanan Esmer, adamın hâlâ yanında ve sert olduğunu hissedince elini yavaşça indirdi. Kavradı, sıktı, okşadı. Adam uykulu gözlerle baktı, sonra onu altına çekti. Bu sefer daha tembel ama bir o kadar da derin bir sevişme başladı. Esmer üstte kaldı, yavaş yavaş indirdi kendini. İçine aldığında ikisi de aynı anda uzun bir nefes verdi. Kalçalarını daireler çizerek hareket ettirdi. Adamın elleri belindeydi, bazen sıkıyor, bazen serbest bırakıp sadece izliyordu. Esmer öne eğildi, göğüslerini adamın yüzüne verdi. Adam emdi, yaladı, dişlerinin ucuyla ısırdı. Tempo yavaş yavaş arttı. Yatak ritmik gıcırdıyordu. Esmer’in iniltileri odada yankılanıyordu. Orgazm geldiğinde başını geriye attı, uzun siyah saçları sırtına ve adamın bacaklarına döküldü. Adam da onu takip etti, kalçalarını yukarı iterek boşaldı.Sonra birlikte duşa girdiler. Sıcak suyun altında birbirlerinin vücutlarını ovdular, temizlediler, sonra tekrar kirlettiler. Adam diz çöktü, Esmer’in bir bacağını omzuna aldı ve tekrar dilini kullandı. Esmer fayansa tutunmuş, bacakları titreyerek yeni bir orgazma ulaştı. Sonra sırayla birbirlerini ağızlarıyla tatmin ettiler. Su vücutlarından akarken tükürük ve başka sıvılar birbirine karışıyordu. Çıkıp kurulandıklarında yatakta tekrar uzandılar. Bu sefer sadece sarıldılar. Ama eller yine gezindi. Esmer’in parmakları adamın sırtında ve kalçasında, adamın parmakları Esmer’in bacaklarının arasında.Öğlene doğru tekrar başladılar. Bu sefer Esmer sırtüstü, bacakları mümkün olduğunca geniş açık. Adam onu uzun uzun, yavaş yavaş yalayarak başlattı. Sonra girdi. Derin ve kontrollü. Her itişte göz göze geldiler. Esmer’in elleri adamın kollarını ve sırtını kavradı.
“İçimde kal… çıkma sakın,” diye fısıldadı.
Adam daha da derine gitti, bir süre sadece nabzını hissettirdi. Sonra tekrar hareket etti. Orgazmları aynı anda geldi. Bu sefer daha sessiz, daha yoğun ve uzun sürdü.Akşama kadar ara ara sevişmeye devam ettiler. Mutfakta bir şeyler atıştırmaya çalışırken Esmer tezgâha yaslanmış, adam arkadan sert ve hızlı girmişti. Kısa, aceleci ve vahşi. Sonra salonda, eski koltukta, Esmer’in bacakları adamın omuzlarındaydı. Her pozisyon yeni bir ateş gibiydi. Vücutları birbirine tamamen alışmıştı ama her seferinde aynı açlığı, aynı doyumsuzluğu duyuyorlardı.Gece tekrar çöktüğünde Esmer pencerenin önünde duruyordu. Merter’in ışıkları altında çıplak bedeni parlıyordu. Adam arkadan sarıldı, elleri göğüslerine gitti, meme uçlarını sıktı ve çevirdi. Boynunu öptü, ısırdı, yaladı. Esmer geriye yaslandı. Adam onu hafifçe eğdi ve içeri girdi. Bu sefer ayaktaydılar. Yavaş, derin, uzun. Esmer cama tutunmuş, nefes buharı bırakıyordu. Orgazmı geldiğinde bacakları çözüldü, adam onu sıkıca tuttu. İçine boşaldı, sonra onu kucağına alıp yatağa taşıdı.Sabaha karşı son bir kez daha. Bu sefer çok yavaş, neredeyse uykulu. Eller, dudaklar, dil, ten. Her dokunuş bir vaat gibiydi. Esmer, adamın hâlâ sıcak ve sert hali içindeyken uykuya daldı. Rüyasında bile devam ediyordu her şey. Merter’in dar sokakları, esmer teni, bitmek bilmeyen arzu… Hepsi birbirine karışmıştı.Güneş tekrar doğduğunda ikisi de hâlâ yorgundu ama derin bir tatmin içindeydiler. Esmer, adamın göğsüne başını yaslamış, parmaklarıyla göğüs kıllarını okşuyordu.
“Bir daha gelecek misin?” diye sordu, sesi uykulu ve boğuktu.
Adam saçlarını öptü, elini beline ve kalçasına doladı.
“Her istediğinde. Gece, gündüz, ne zaman istersen.”Ve o andan itibaren Merter Esmer’in kapısı o adama her zaman açıktı. Her ziyarette bedenleri yeniden ve daha derinden keşfediliyor, her gece yeni bir ateşle, daha güçlü bir açlıkla yanıyordu. Çünkü bazı arzular hiç sönmüyor, sadece daha da büyüyordu.
Bomonti’nin dar sokaklarında yürürken, akşamın nemli havası tenime yapışıyordu. Bomonti’nin eski bina...
Harbiye’nin dar ve kalabalık sokaklarında yürürken, akşamın ılık rüzgârı tenime çarpıyordu. Harbiye’n...
İstanbul’un moda ve gece hayatıyla ünlü semti Osmanbey’in ışıklı caddelerinde, her şey “osmanbey escort” a...
İstanbul’un Boğaz kıyısındaki en bilinen semtlerinden biri olan Ortaköy’ün cami ve sahil kenarındaki ışıklı sokakların...
Çerkezköy Vip’in loş, modern odasında, Trakya’nın gece sessizliği uzaktan hissedilirken Elif, o gece ilk kez kendini b...
İstanbul’un hareketli semtlerinden biri olan Mecidiyeköy’ün gece ışıkları altında, her şey “mecidiyeköy escort&rdqu...
İstanbul’un canlı ve köklü semtlerinden biri olan Beşiktaş’ın sahil kenarındaki ışıklı caddelerinde, her şey o gece fa...
Samandıra’nın gece serinliği caddeye yayılırken, sarı saçlı kadın sitenin merdivenlerini çıkıyordu. Uzaktan gelen araba sesl...
Çatalca Vip’in loş, doğa manzaralı odasında, İstanbul’un kuzeybatı yakasının gece sessizliği uzaktan hissedilirken Eli...
Darıca Vip, Marmara’nın kıyısında, yeşil tepelerin eteğinde yükselen o modern sahil villasının adıydı. Gece, denizden gelen haf...