Küçükçekmece’nin göl kenarındaki loş ve tenhalaşmış yollarında, Küçükçekmece Sarışın adındaki kadın yavaş adımlarla yürüyordu. Uzun, parlak altın sarısı saçları rüzgârda savruluyor, dar lacivert elbisesi vücudunun her hatını net bir şekilde belli ediyordu. Göğüsleri dolgun ve dik, kumaşın altında her nefeste hafifçe yükseliyor, kalçaları yuvarlak ve dolgun bir şekilde sallanıyordu. Gözleri o keskin yeşil bakışlarıyla etrafı tararken, dudakları hafif aralanmış, sanki bir şeyler fısıldıyordu.Birkaç adım sonra gölün kenarındaki ıssız bir alana gelen Küçükçekmece Sarışın, suya doğru baktı. Gece yarısını geçmişti; sadece dalga sesleri ve uzaktan gelen araba gürültüsü vardı. Elbisesinin dekoltesi memelerinin üst kısmını açıkça gösteriyor, meme uçları serin göl havasında çoktan sertleşmişti. O an, ağaçların gölgesinden bir adam belirdi. Genç, geniş omuzlu, koyu tenli… Gözleri doğrudan Küçükçekmece’nin üzerindeydi.Adam yaklaştı. “Sen… bu civardan mısın?” diye sordu alçak bir sesle. Kadın gülümsedi, sesi boğuk çıktı: “Evet. Küçükçekmece Sarışın.” İsmini söylerken dilinin ucunda bir tutku kıpırdanıyordu. Adam elini uzattı, parmakları Küçükçekmece’nin beline değdiğinde elektrik gibi bir akım geçti aralarından. “Bu saatte… yalnız mısın?” Küçükçekmece cevap vermek yerine adamın elini tuttu ve kendine doğru çekti.Dudakları birbirine değdi. İlk öpücük yavaştı; dil ucu dil ucuna dokundu, sonra ağızlar açıldı, diller sardı birbirini. Adamın teninin sıcaklığı, Küçükçekmece’nin hafif parfüm ve nemli hava kokusuyla karıştı. Eller hızla hareket etti. Adam, Küçükçekmece’nin elbisesinin fermuarını indirdi. Lacivert kumaş omuzlarından kaydı, göğüsleri serbest kaldı. Dolgun, pembe uçlu memeler loş ışıkta parlıyordu. Adam eğildi, bir memeyi ağzına aldı. Dili yavaşça daireler çizdi, emdi, dişleriyle hafifçe ısırdı. Küçükçekmece başını geriye attı, boğuk bir inilti kaçtı: “Ahh… daha sert em.”Adamın eli elbisesinin eteklerinden içeri süzüldü. Parmakları ıslak dantel külota ulaştı. Kumaşı kenara çekti, sıcacık, kaygan yarığı buldu. Orta parmağı yavaşça içeri girdi. Küçükçekmece’nin dizleri titredi. “Daha derine… lütfen…” diye fısıldadı. Adam ikinci parmağını da ekledi, başparmağıyla klitorisine baskı yapmaya başladı. Ritim yavaş ama derin ilerliyordu. Küçükçekmece’nin kalçaları o parmaklara doğru kıvrılıyor, inlemeleri yükseliyordu.Adam aniden diz çöktü. Küçükçekmece’nin elbisesini tamamen sıyırdı, külotunu indirdi. Kadın artık tamamen çıplaktı. Adam bacaklarını ayırdı ve dilini yarıklarına dayadı. Uzun, ıslak yalamalar… Klitorisi etrafında daireler, sonra içeri dalan dil. Küçükçekmece’nin elleri adamın saçlarına gömüldü. “Orası… evet, tam orası…” diye inliyordu. Bacakları titriyor, kalçaları ileri geri sallanıyordu. Adam emerek, yalayarak, parmaklarıyla destekleyerek devam etti. Küçükçekmece’nin nefesi hızlandı. Bir anda bütün vücudu gerildi, bir dalga gibi orgazm geldi. Bacakları sarsıldı, yüksek bir inilti koptu, suları adamın diline aktı.Henüz bitmemişti. Küçükçekmece adamı ayağa kaldırdı, pantolonunu açtı. Kalın, sert sik eline düştü. Parmakları etrafını sardı, yavaşça sıvazladı. Başını eğdi, dilini ucuna değdirdi, sonra ağzını açıp içine aldı. Derinlere doğru indi, boğazına kadar. Adam inledi, elleri Küçükçekmece’nin saçlarına dolandı. “Ağzın… çok sıcak, çok ıslak…” dedi. Küçükçekmece emerek, dilini oynatarak, tükürüğünü salarak yaladı. Zaman zaman çıkarıp eliyle sıvazladı, başını yaladı, sonra tekrar yuttu. Adamın kalçaları hafifçe ileri gidiyordu ama tempo Küçükçekmece’nin kontrolündeydi.Sonunda Küçükçekmece ayağa kalktı. Adamı göl kenarındaki bir banka oturttu, kendisi de üzerine çıktı. Bacaklarını açtı, ıslak yarığını sikin ucuna yerleştirdi. Yavaşça indi. İlk santimler, o doluluk hissi… Sonra daha derine, ta köküne kadar. İkisi de aynı anda nefes verdi. Küçükçekmece kalçalarını oynatmaya başladı. Yukarı aşağı, yavaş, derin. Göğüsleri sallanıyor, meme uçları adamın göğsüne sürtünüyordu. Adam elleriyle Küçükçekmece’nin kalçalarını kavradı, onu daha hızlı hareket ettirdi.Ritim arttı. Küçükçekmece’nin inlemeleri daha yüksek çıkıyordu. “Daha sert… vur beni…” dedi. Adam bir hamlede pozisyonu değiştirdi. Küçükçekmece’yi döndürdü, ellerini bankın kenarına koydurdu, arkadan girdi. Derin, güçlü vuruşlar. Her girişte Küçükçekmece’nin kalçaları sarsılıyor, göğüsleri sallanıyordu. Adam bir eliyle belini tutuyor, diğer eliyle klitorisine ulaşıyordu. Parmakları orada daireler çiziyor, aynı anda sikini içeri sokuyordu. Küçükçekmece’nin sesi neredeyse çığlığa dönüşmüştü. “Evet… orası… daha derine…”Bir süre böyle devam ettiler. Sonra adam Küçükçekmece’yi tekrar çevirdi, kucağına aldı. Ayakta, Küçükçekmece’nin bacakları adamın beline sarılı, ağaca yaslanmış vaziyette. Derin, hızlı, ritmik. Her vuruşta Küçükçekmece’nin sırtı kabuğa sürtünüyor ama acı zevke karışıyordu. Adam boynunu öptü, ısırdı, dilini kulağına sürdü. “Boşal… benimle birlikte boşal…” diye fısıldadı.Küçükçekmece’nin ikinci orgazmı daha şiddetli geldi. Vücudu sarsıldı, kasları sıkı sıkı sardı adamın sikini, suları aktı. Adam da o anda boşaldı. Sıcak, yoğun menisi Küçükçekmece’nin içine aktı, taştı, bacaklarından aşağı süzüldü. İkisi de nefes nefese, birbirine yaslanmış kaldı. Kalpleri aynı ritimde atıyordu.Bir süre sonra banka oturdular. Küçükçekmece başını adamın omzuna koydu. Elleri hâlâ tembel tembel birbirinin vücudunu okşuyordu. Adam Küçükçekmece’nin meme ucunu parmaklarının arasında ezip oynattı. “Daha bitmedik…” dedi. Küçükçekmece gülümsedi, elini adamın yine sertleşmeye başlayan sikine götürdü. “Hayır… bitmedik.”Bu kez daha yavaş başladılar. Küçükçekmece adamı sırtüstü yatırdı. Üzerine çıktı, siki yeniden içine aldı. Yavaş, dalgalanan hareketlerle sallanmaya başladı. Göğüsleri adamın yüzüne yaklaştı. Adam onları emdi, ısırdı. Küçükçekmece’nin kalçaları daireler çizerek hareket ediyordu. İçindeki doluluk her inişte daha da derinleşiyordu. Adam ellerini Küçükçekmece’nin kalçalarına koydu, parmaklarını arasına soktu, anüsüne hafifçe bastırdı. Küçükçekmece inledi, temposunu artırdı.Sonra pozisyon değişti yine. Adam Küçükçekmece’yi yüzüstü yatırdı, kalçalarını kaldırdı. Arkadan girdi, bu sefer daha da derine. Bir eliyle saçlarını tuttu, hafifçe çekti. Diğer eliyle kalçasını şaplakladı. Ses geceye ve göle yayıldı. Küçükçekmece her şaplakta biraz daha ıslanıyor, inlemeleri artıyordu. “Daha sert vur… şaplakla beni…” dedi. Adam hem sikiyle hem eliyle ritmi yükseltti. Derin vuruşlar, şaplaklar, saç çekmeleri… Küçükçekmece üçüncü kez boşaldı. Bütün vücudu kasıldı, yüzünü banka gömdü, iniltisi boğuk çıktı.Adam da hemen ardından boşaldı. Sıcak meni yine Küçükçekmece’nin içine aktı. İkisi de yorgun, tatmin olmuş, yan yana uzandılar. Gece iyice ilerlemişti. Küçükçekmece yanındaki adamın göğsüne elini koydu. Parmakları yavaşça karın bölgesine indi, yine sertleşen siki buldu. “Bir kez daha…” diye fısıldadı.Adam gülümsedi, Küçükçekmece’yi üzerine çekti. Bu sefer yan yana, bacaklar birbirine dolanmış, yavaş ve derin bir şekilde seviştiler. Öpüşmeler uzun sürdü. Diller, dudaklar, dişler… Eller her yeri okşadı. Meme uçları, klitoris, sik başı… Her nokta hassaslaşmıştı. Ritim neredeyse meditasyon gibiydi. Derin nefesler, yavaş inlemeler, uzun öpücükler. Son boşalmaları en yoğun olanı oldu. Küçükçekmece’nin vücudu sarsıldı, adamınki de. Birlikte, aynı anda, uzun uzun boşaldılar.Sonra sessizlik. Sadece göl dalgalarının sesi ve nefesler. Küçükçekmece başını adamın göğsüne yasladı. Saçları onun tenine yayılmıştı. Adam parmaklarını Küçükçekmece’nin sırtında gezdiriyordu. “Küçükçekmece Sarışın…” diye fısıldadı. “Bu geceyi unutmayacağım.”Küçükçekmece gülümsedi, gözlerini kapattı. Vücudu hâlâ titriyordu. İçinde adamın sıvısı hâlâ sıcaktı. Elleri tembel tembel birbirinin teninde dolaşıyordu. Zaman zaman öpüşüyor, zaman zaman sadece bakışıyorlardı. Gece ilerledikçe arzuları yeniden alevlendi. Ama bu sefer daha yumuşak, daha uzun, daha derin. Her dokunuş, her öpücük, her giriş sanki sonsuza kadar sürecekmiş gibiydi.Küçükçekmece adamın sikini yeniden eline aldı, ağzına götürdü. Yavaş yavaş emdi, dilini doladı, boğazına kadar indirdi. Adam inliyor, kalçalarını hafifçe kaldırıyordu. Sonra Küçükçekmece üzerine çıktı yine. Bu kez ters oturdu, sırtını adama dönerek. Kalçalarını salladı, siki derinlere aldı. Adam elleriyle kalçalarını kavradı, ritmi yönetti. Küçükçekmece’nin göğüsleri öne doğru sallanıyordu. Her inişte bir inilti. Her çıkışta bir özlem.Saatler geçti. Kaç kez seviştiklerini sayamadılar. Her seferinde biraz daha yavaş, biraz daha yoğun. Bazen sadece parmaklar, bazen dil, bazen tüm vücut. Küçükçekmece’nin vücudu her dokunuşa açılmıştı. Meme uçları sürekli sert, yarıkları sürekli ıslak, teni sürekli titrek. Adam da aynı şekilde. Sik sürekli hazır, elleri sürekli keşfedici.Sonunda şafak sökmeden hemen önce yan yana uzanıp dinlendiler. Küçükçekmece’nin başı adamın kolundaydı. Parmakları birbirinin eline kenetlenmişti. Hava serinlemişti. Küçükçekmece gözlerini açtı, gölün karanlığına baktı. “Bir daha geleceğim buraya…” dedi yavaşça. Adam onu öptü. “Ben de.”O gece Küçükçekmece’nin loş göl kenarında, iki beden tutkuyla birbirine karışmıştı. Her dokunuş, her inilti, her boşalma o anı sonsuz kılıyordu. Küçükçekmece Sarışın, o adamın kollarında, vücudunun her hücresiyle hissettiği o yoğunluğu uzun süre unutamayacaktı.
Bomonti’nin dar sokaklarında yürürken, akşamın nemli havası tenime yapışıyordu. Bomonti’nin eski bina...
Harbiye’nin dar ve kalabalık sokaklarında yürürken, akşamın ılık rüzgârı tenime çarpıyordu. Harbiye’n...
İstanbul’un moda ve gece hayatıyla ünlü semti Osmanbey’in ışıklı caddelerinde, her şey “osmanbey escort” a...
İstanbul’un Boğaz kıyısındaki en bilinen semtlerinden biri olan Ortaköy’ün cami ve sahil kenarındaki ışıklı sokakların...
Çerkezköy Vip’in loş, modern odasında, Trakya’nın gece sessizliği uzaktan hissedilirken Elif, o gece ilk kez kendini b...
İstanbul’un kalbinde, Şişli’nin neon ışıklarıyla aydınlanan dar sokaklarında geçen o gece, her şey “şişli escort&rd...
İstanbul’un hareketli semtlerinden biri olan Mecidiyeköy’ün gece ışıkları altında, her şey “mecidiyeköy escort&rdqu...
İstanbul’un canlı ve köklü semtlerinden biri olan Beşiktaş’ın sahil kenarındaki ışıklı caddelerinde, her şey o gece fa...
Samandıra’nın gece serinliği caddeye yayılırken, sarı saçlı kadın sitenin merdivenlerini çıkıyordu. Uzaktan gelen araba sesl...
Şile Sarışın, sarı saçları deniz rüzgârıyla hafifçe savrulurken sahil evinin merdivenlerini çıkıyordu. Şile’nin kumsallarınd...