Kanlıca’nın sakin yamaçlarında, Boğaz’ın karşı kıyısına bakan eski bir köşkte, akşamüstü güneşi camlardan süzülürken odalar loş bir altın rengine bürünüyordu. Geniş balkonun demir parmaklıklarından esen serin rüzgâr, içerideki dantel perdeleri hafifçe salıyordu. Denizin kokusu, çam ağaçlarının kokusuyla karışmış, köşkün her köşesine sinmişti. Aylin, o akşam kapıyı açtığında, taş zeminlerin serinliğini ve hafif vanilya kokusunu ilk nefeste hissetmişti. Birkaç cümle sonra, içeri giren Emre’nin sesi boğuk bir fısıltı gibi yükseldi: “Kanlıca’da bu köşkü sadece senin için ayırdım.” Aylin’in kalbi bir an duraksadı, sonra hızla atmaya başladı.Emre, kapıyı arkasından kilitlediğinde, beyaz gömleğinin kolları dirseklerine kadar sıvanmış, boynu açıktı. Geniş omuzları, sert çene çizgisi ve koyu bakışlarıyla Aylin’e doğru adım attı. Aylin, koyu yeşil ipek elbisesiyle salonda duruyordu; elbisenin derin yırtmacı uyluğuna kadar açılıyor, bacaklarının uzunluğunu gözler önüne seriyordu. Emre elini Aylin’in beline koydu, diğer eliyle çenesini hafifçe kaldırdı. “Bekledin mi beni?” diye sordu alçak sesle. Aylin’in cevabı bir nefes gibiydi: “Evet… çok bekledim.”Dudakları birbirine değdiğinde, öpücük yavaş ve derin başladı. Emre’nin dili Aylin’in dudaklarını araladı, içeride dolaştı, dişlerini hafifçe kavradı. Aylin’in elleri Emre’nin göğsüne kaydı, düğmeleri tek tek açtı. Gömlek yere düşerken, Emre’nin kaslı gövdesi ortaya çıktı. Aylin parmak uçlarıyla karın çizgilerini okşadı, aşağıya doğru indi, pantolonun kemerine ulaştı. Emre, Aylin’in elini tutup yavaşça merdivenlere doğru çekti. “Yukarıda… her şey senin,” dedi.Üst kattaki yatak odası, geniş bir karyola, loş lambalar ve açık pencereden gelen Boğaz esintisiyle doluydu. Emre, Aylin’i yatağın kenarına oturttu. Elbisenin fermuarını yavaşça indirdi. İpek kumaş omuzlardan kaydı, yere düştü. Aylin, sadece dantel sütyen ve külotuyla kaldı. Emre bir adım geri çekilip onu seyretti, sonra yaklaştı, sütyenin kopçalarını açtı. Memeler serbest kaldığında, Emre’nin elleri onları kavradı, başparmakları uçlarını yavaşça okşadı, sıkıp bıraktı. Aylin’in başı geriye düştü, boğazından ince bir inilti döküldü.Emre, Aylin’i yatağa yatırdı. Dizlerinin üzerine çöküp bacaklarını araladı. Dantel külotu yavaşça aşağı çekti, ayak bileklerinden sıyırdı. Aylin’in ıslaklığı loş ışıkta parlıyordu. Emre, parmak uçlarıyla iç uyluklarını okşadı, sonra dilini uzattı. İlk dokunuşta Aylin’in bedeni titredi. Emre’nin dili yavaşça, ritmik şekilde hareket ediyordu; bazen yalıyor, bazen emiyor, bazen de hafifçe ısırıyordu. Aylin’in parmakları çarşafları sıktı, kalçaları yukarı kalktı. “Daha fazla…” diye fısıldadı. Emre, iki parmağını yavaşça içeri soktu, dilini aynı anda dairesel hareketlerle gezdirdi. Aylin’in nefesi hızlandı, boğazından çıkan sesler odada yankılandı. Birkaç dakika sonra, bedeni kasıldı, dalga dalga bir haz patlaması yaşadı. Bacakları titrerken Emre yavaşça geri çekildi, parmaklarını dudaklarına götürüp tadına baktı.Emre ayağa kalktı, pantolonunu ve boxerını çıkardı. Sertliği ortaya çıktığında Aylin’in gözleri büyüdü. Emre yatağa çıktı, Aylin’in bacaklarının arasına yerleşti. Ucuyla ıslaklığına sürttü, yukarı aşağı kaydırdı. Aylin’in elleri Emre’nin kalçalarına gitti, onu çekti. Emre yavaşça içeri girdi. İlk girişte ikisi de nefesini tuttu. Derinlere kadar ilerleyince, Emre hareketsiz kaldı, Aylin’in gözlerinin içine baktı. “Hareket et,” diye yalvardı Aylin. Emre başını öne eğdi, dudaklarını Aylin’in boynuna bastırdı, yavaşça geri çekilip yeniden girdi. Ritim yavaş başladı, her itişte Aylin’in iniltisi yükseldi. Emre, Aylin’in bacaklarını omuzlarına kaldırdı, daha derinlere ulaştı. Aylin’in tırnakları Emre’nin sırtında izler bıraktı.Saatler geçtikçe pozisyonlar değişti. Aylin, Emre’nin üzerine çıktı, kalçalarını yavaşça salladı. Memeleri Emre’nin yüzüne yaklaştığında, Emre onları emdi, dilini gezdirdi. Aylin’in hareketleri hızlandı, ıslak sesler odayı doldurdu. Emre, Aylin’i ters çevirdi, arkadan girdi. Elleriyle Aylin’in kalçalarını kavradı, sertçe ileri geri hareket etti. Aylin’in yüzü yastığa gömülmüş, sesleri boğuk çıkıyordu. Emre bir eliyle Aylin’in saçlarını tuttu, hafifçe çekti. “Daha sert,” diye fısıldadı Aylin. Emre itaat etti, ritim sertleşti. Aylin’in ikinci orgazmı daha şiddetli geldi; bedeni sarsılırken Emre de sınırına ulaştı. İçeride boşaldı, sıcaklık Aylin’in içini doldurdu. İkisi de yorgun, terli ve nefes nefese yatağa yığıldı.Bir süre sessizlik hâkim oldu. Sadece dışarıdaki dalgaların sesi ve kendi nefesleri duyuluyordu. Emre, Aylin’i kollarına aldı, saçlarını okşadı. “Bu sadece başlangıç,” dedi. Aylin gülümsedi, parmaklarını Emre’nin göğsünde gezdirdi. Birkaç dakika sonra, elleri yeniden aşağı kaydı. Emre’nin sertliği tekrar canlanıyordu. Aylin, yavaşça aşağı doğru kaydı, dudaklarını Emre’nin ucuna değdirdi. Dilini uzatıp yaladı, sonra ağzına aldı. Yavaşça emdi, diliyle dairesel hareketler yaptı. Emre’nin eli Aylin’in saçlarına gömüldü, hafifçe yönlendirdi. Aylin, derine kadar aldı, boğazını açtı, gözlerini Emre’ye dikti. Emre inledi, kalçaları hafifçe titredi. Aylin, tükürüğünü kullanıp eliyle de yardım etti, ritmi hızlandırdı. Emre sınırına yaklaştığında Aylin geri çekildi, üzerine çıktı ve yeniden içine aldı. Bu sefer daha yavaş, daha derin. Göz göze bakarak hareket ettiler. Her iniş çıkışta Aylin’in memeleri sallandı, Emre onları tuttu, sıkıp bıraktı. Aylin’in üçüncü orgazmı, Emre’nin ikinci boşalmasıyla aynı anda geldi. İkisi de titreyerek birbirine sarıldı.Gece ilerledikçe, köşkün diğer köşelerini de keşfettiler. Banyoda, duşun altında, suyun altında öpüştüler. Emre, Aylin’i duvara yasladı, bacaklarını kaldırıp yeniden girdi. Suyun sesi iniltilerini bastırıyordu. Aylin’in sırtı seramiklere yaslanmış, bacakları Emre’nin beline dolanmıştı. Her itişte su sıçrıyordu. Emre, Aylin’in boynunu ısırdı, dilini gezdirdi. Aylin, tırnaklarını Emre’nin omuzlarına geçirdi. Orgazmları peş peşe geldi; Aylin’in bedeni zayıflarken Emre onu kucaklayıp taşıdı, yatak odasına geri götürdü.Sabaha karşı, karyolada yan yana uzanmışlardı. Çarşaflar dağılmış, ter ve aşk kokusu odayı sarmıştı. Aylin, Emre’nin göğsüne başını yaslamış, parmaklarıyla ince tüyleri okşuyordu. Emre, Aylin’in belini kavramış, parmak uçlarıyla omurgasını geziyordu. “Yarın da burada kal,” dedi Emre. Aylin, başını kaldırıp öptü. “Kalacağım.” Elleri yeniden birbirini aradı. Bu sefer daha yavaş, daha duygusal. Emre, Aylin’in üzerine çıktı, dudaklarını her yerine bastırdı: boynuna, memelerine, karnına, uyluklarına. Dilini yeniden o ıslak yere götürdü, uzun uzun yaladı. Aylin, bacaklarını Emre’nin omuzlarına doladı, parmaklarını saçlarına geçirdi. Emre, parmaklarını da ekledi, kıvrımlı bir hareketle içeride dolaştırdı. Aylin’in dördüncü orgazmı, uzun ve dalgalıydı. Bedeni hâlâ titrerken Emre içeri girdi, yavaş yavaş, her santimi hissederek. Bu sefer bakışları hiç ayrılmadı. Her itişte “Seni istiyorum” fısıltıları duyuldu. Saatler süren bu yavaş sevişme, şafak sökmeden hemen önce doruğa ulaştı. Emre, Aylin’in içine boşaldı, Aylin de onunla birlikte sarsıldı. Birbirlerine sarılıp uykuya daldılar.Güneş yükselirken, odanın perdeleri hafif aralıktı. Işık, yatağın üzerindeki iki bedeni okşuyordu. Aylin, gözlerini açtığında Emre hâlâ uykudaydı. Yavaşça elini uzatıp Emre’nin sertliğini kavradı, yavaşça okşadı. Emre uyanır uyanmaz gülümsedi, Aylin’i üzerine çekti. Sabahın ilk sevişmesi, dünün yorgunluğunu unutturacak kadar ateşliydi. Aylin, Emre’nin üzerinde sallanırken, memeleri Emre’nin avuçlarında eziliyordu. Emre, kalçalarını kaldırıp her inişte daha derine ulaştı. Aylin’in iniltileri pencereye taşıyordu. Orgazmları tekrar geldiğinde, ikisi de gülerek yatağa yığıldı.Gün boyunca köşk terk edilmedi. Mutfakta, masanın üzerinde, salondaki koltukta, balkonda… Her yer onların oyuncak alanı oldu. Emre, Aylin’i mutfak tezgâhına oturttu, bacaklarını aralayıp dilini gezdirdi. Aylin, başını geriye atıp rafları tuttu. Sonra Emre, Aylin’i çevirdi, arkadan girdi. Tezgâhın kenarını sıkan Aylin’in parmakları beyazladı. Her itişte bardaklar titredi. Salonda, koltuğun kenarında, Aylin dizlerinin üzerine çöktü, Emre’yi ağzına aldı. Emre, saçlarını tutup ritmi kontrol etti. Aylin, gözlerini kapatıp boğazını açtı. Emre sınırına yaklaşınca geri çekildi, Aylin’i kucağına alıp içeri girdi. Koltuğun yayları inledi. Balkonda, demir parmaklıklara yaslanmış halde, Aylin bacaklarını Emre’nin beline doladı. Her itişte rüzgâr saçlarını savuruyor, Boğaz’ın manzarası gözlerinin önünde uzanıyordu. Aylin’in sesi geceye karıştı.Akşam olduğunda, ikisi de yorgun ama doyumsuzdu. Yatağa geri döndüklerinde, yavaş bir sevişme daha yaşadılar. Bu sefer sadece dokunuşlar, öpücükler ve fısıltılar vardı. Emre, Aylin’in her santimini öptü, dilini her kıvrıma gezdirdi. Aylin, Emre’nin her kasını okşadı, dilini her yerine sürdü. Sonunda, yavaş ve uzun bir birleşmeyle geceyi kapattılar. Orgazmları sessiz, derin ve sarsıcıydı. Birbirlerine sarılarak uykuya daldılar.Ertesi sabah, güneş yeniden doğarken, Aylin pencereden Kanlıca’nın yamaçlarını ve Boğaz’ı izliyordu. Emre arkadan yaklaştı, kollarını beline doladı, boynunu öptü. “Bu köşkte geçen her an, unutulmayacak,” diye fısıldadı. Aylin arkasını döndü, dudaklarını Emre’ninkilere bastırdı. Elleri yeniden birbirini aradı. Hikâye bitmiyordu; sadece yeni bir sayfa açılıyordu. Köşkteki her köşe, her yüzey, her an, onların ateşini taşıyordu. Ve o ateş, sönmeye hiç niyetli değildi.
Harbiye’nin dar ve kalabalık sokaklarında yürürken, akşamın ılık rüzgârı tenime çarpıyordu. Harbiye’n...
Bomonti’nin dar sokaklarında yürürken, akşamın nemli havası tenime yapışıyordu. Bomonti’nin eski bina...
İstanbul’un moda ve gece hayatıyla ünlü semti Osmanbey’in ışıklı caddelerinde, her şey “osmanbey escort” a...
Çerkezköy Vip’in loş, modern odasında, Trakya’nın gece sessizliği uzaktan hissedilirken Elif, o gece ilk kez kendini b...
Çatalca Vip’in loş, doğa manzaralı odasında, İstanbul’un kuzeybatı yakasının gece sessizliği uzaktan hissedilirken Eli...
Darıca Vip, Marmara’nın kıyısında, yeşil tepelerin eteğinde yükselen o modern sahil villasının adıydı. Gece, denizden gelen haf...
Edirne Vip’in loş, tarihi dokulu odasında, Trakya’nın gece sessizliği uzaktan hissedilirken Elif, o gece ilk kez kendi...
İstanbul’un kalbinde, Şişli’nin neon ışıklarıyla aydınlanan dar sokaklarında geçen o gece, her şey “şişli escort&rd...
İstanbul’un hareketli semtlerinden biri olan Mecidiyeköy’ün gece ışıkları altında, her şey “mecidiyeköy escort&rdqu...
İstanbul’un Boğaz kıyısındaki en bilinen semtlerinden biri olan Ortaköy’ün cami ve sahil kenarındaki ışıklı sokakların...