İzmit’in sahil şeridinde, akşamüstü güneşi Körfez’in sularına kızıl bir yol çizerken, kalbim ansızın hızlandı. Tuzlu rüzgâr saçlarımı savuruyor, ince bluzumun kumaşı tenime yapışıyordu; çünkü yarım saat önce İzmit’in o uzun yürüyüş yolunda omuzlarımızın çarpıştığı an hâlâ vücudumda titreşiyordu. Birkaç cümle sonra aynı isim dilime dolandı: İzmit… Bu şehir, yalnızca bir sanayi ve liman kenti değil, bedenimin ve arzularımın beklenmedik, ıslak bir şekilde uyanış noktasıydı.Adı Tolga’ydı. Koşudan dönüyordu, ter damlaları boynundan süzülürken özür dilemiş ve gülümsemişti. “Dikkat etmedim,” demişti, nefesi biraz düzensiz. “Zararı yok,” diye cevap vermiştim, “ama İzmit’i bugün farklı görüyorum.” Konuşma uzamış, birlikte yürümüştük. Şimdi, sahilin daha ıssız bir kayalık bölümünde, dalgaların sesi kulağımızdayken yan yanaydık.Tolga durdu, beni bir kayaya yasladı. Öpücüğü yavaş değil, direkt ve açtı. Dilini dilime doladı, elleri bluzumu yukarı sıyırdı, sütyenimin kancasını çözdü. Göğüslerim serin deniz rüzgârına açıldığında inledim. Ağzı bir ucumu emdi, dilini dolaştırdı, dişlerini hafifçe gezdirdi. “Burada, bu açıkta,” fısıldadı, “kimse görmeyecek.” Parmakları şortumun lastiğini indirdi, içeri süzüldü, ıslaklığıma ulaştı. “Bu kadar mı hazırladın kendini?” diye mırıldandı, iki parmağını birden sokarak yavaş yavaş hareket ettirdi.Dizlerimin üzerine çöktüm. Onun spor pantolonunu indirdim, sertliğini avuçladım. Başını dilimle yaladım, sonra yavaş yavaş ağzıma aldım. Boğazıma kadar indirdim, geri çekildim, tekrar indirdim. Tolga’nın parmakları saçlarıma gömüldü, kalçalarını ileri itti. Tuz ve rüzgâr tenimize karışırken, tükürüğüm çeneme aktı. “Daha derine… İzmit’in dalgaları duysun,” dedi, sesi boğuk. İtaat ettim, her itişte boğazım daraldı, gözlerim doldu ama bırakmadım.Beni kaldırdı, yumuşak kuma yatırdı. Üzerime çıktı, bacaklarımı ayırdı, sertliğini ıslaklığıma sürttü. Tek hamlede girdi. Derin ve doluydu. İnledim, sesim dalgalara karıştı. Elleri kalçalarımı kavradı, ritmi yavaş başladı, sonra sertleşti. Her vuruşta kum tenime yapışıyor, bedenlerimiz ıslak ıslak çarpışıyordu. Bir eliyle klitorisime bastırdı, daireler çizdi. Orgazm ani geldi, kaslarım kasıldı, etrafını sıktı. Tolga da peşimden boşaldı, sıcaklığını içime bırakırken inledi.Ama bitmedi. Kalkıp sahilin daha loş bir köşesine, eski bir iskele ayağına geçtik. Orada, ahşaba tutunarak, arkadan girdi. Bir eliyle saçlarımı çekti, diğer eliyle göğsümü sıktı. “Eğil,” dedi, “daha derin olsun.” Bağırdım. Her vuruş daha derindi, kalçalarım onun kasıklarına çarpıyordu. İkinci orgazmım geldiğinde bacaklarım titredi, iskeleye tutundum. Tolga beni çevirdi, dizlerimin üzerine çöktürdü, dilini bacaklarımın arasına indirdi. Yaladı, emdi, parmaklarını tekrar soktu. Üçüncü kez boşaldım, çığlığım denize karıştı.Gece çöktü. Yakındaki küçük bir sahil evine (onun kiralık kullandığı yerdi) geçtik. Geniş pencerelerin önünde, Körfez’i izlerken, bu sefer yavaş ve uzun. Tolga her santimimi öptü: boynumu, göğüslerimi, karnımı, kalçalarımı, bacaklarımın içini. Dilini tekrar kullandı, ta ki dördüncü kez boşalana kadar. Sonra üstüme çıktı, yüz yüze girdi. Göz göze, nefes nefese. Ellerimi başımın üzerine sabitledi, ritmi değiştirdi: yavaş, hızlı, derin, yüzeysel. “Söyle,” dedi, “ne istiyorsun.” “Daha sert… ve bırakma,” diye yalvardım. İtaat etti. Beşinci orgazmımda gözyaşlarım aktı, zevkten.Sabahleyin, pencereden süzülen ışıkta uyandık. Tolga uyanmadan önce onu uyandırdım: ağzımla, dilimle, ellerimle. Gözlerini açtığında gülümsedi, beni üzerine çekti. Üstüne oturdum, yavaş yavaş indim. Kalçalarımı salladım, göğüslerim sarsıldı. Elleri belimi kavradı, beni yukarı kaldırıp indirdi. “Daha hızlı,” diye emretti. Hızlandım. Orgazm geldiğinde birbirimizi sıktık, nefesimiz kesildi. Dışarıda İzmit’in denizi parıldıyordu.Günler farklı geçti. Bir gün rüzgâr sert esti. Kayalıkların arasında, dalgaların hemen kenarında seviştik. Elbiselerimiz tuzdan sertleşmişti, tenimiz yapış yapıştı. Tolga beni bir kayaya yasladı, pantolonunu indirdi, girdi. Rüzgâr yüzümüze çarparken ritmi sertti. “Tuzlu tuzlu,” diye mırıldandı. Boşaldık, güldük, tekrar başladık.Başka bir gece, evin terasinda, ay ışığında. Kimse yoktu. Minderlerin üzerinde, yavaşça salındık. Tolga beni çevirdi, bacaklarımı omuzlarına aldı, derinlemesine girdi. “Seni burada, Körfez’in üzerinde istiyorum,” dedi. Orgazmımız dalgaların sesine karıştı.Bir akşam, onun arabasında, İzmit’in arka yollarında. Arka koltukta, dar alanda, zorla sığarak seviştik. Ellerim cama dayandı, o arkadan girdi, bir eliyle ağzımı kapattı. “Sessiz ol,” dedi, ama inlemelerim kaçtı. Orgazm ani ve şiddetliydi.Hafta sonuna doğru, duygular da karışmıştı. Yatağın üzerinde, yavaş ve uzun bir gece geçirdik. Tolga her dokunuşunda ismimi fısıldadı, ben de onunkini. Orgazmlar artık sadece bedensel değil, daha derin geliyordu. Son gece, pencereden denizin karanlığını izlerken, o içimdeyken fısıldadı: “Kal. Bir süre daha.”Ayrılma sabahı geldiğinde, çantamı toplarken arkamdan sarıldı. “Son bir kez,” dedi. Yatağa düştük. Bu sefer hem sert hem yumuşak. Her giriş veda gibiydi. Orgazm geldiğinde gözyaşlarım aktı. Tolga içimde boşalırken adımı ve İzmit’i fısıldadı. “Buraya tekrar gel. Seni bekleyeceğim.”Otobüse binerken pencereden sahili, kayalıkları, Körfez’i izledim. Kalbim hâlâ o ritimde atıyordu. İzmit… yalnızca bir liman kenti değil, bedenimin ve kalbimin bir anda ıslandığı, her gece rüyama giren bir ateşti. Ve biliyordum ki bir gün tekrar dönecektim. Çünkü orada, o kumda, o rüzgârda, o terasda, Tolga’nın ellerinde, dilinde, içinde… kendimi kaybetmiş ve yeniden bulmuştum.
Bomonti’nin dar sokaklarında yürürken, akşamın nemli havası tenime yapışıyordu. Bomonti’nin eski bina...
Harbiye’nin dar ve kalabalık sokaklarında yürürken, akşamın ılık rüzgârı tenime çarpıyordu. Harbiye’n...
İstanbul’un moda ve gece hayatıyla ünlü semti Osmanbey’in ışıklı caddelerinde, her şey “osmanbey escort” a...
İstanbul’un Boğaz kıyısındaki en bilinen semtlerinden biri olan Ortaköy’ün cami ve sahil kenarındaki ışıklı sokakların...
Çerkezköy Vip’in loş, modern odasında, Trakya’nın gece sessizliği uzaktan hissedilirken Elif, o gece ilk kez kendini b...
İstanbul’un hareketli semtlerinden biri olan Mecidiyeköy’ün gece ışıkları altında, her şey “mecidiyeköy escort&rdqu...
İstanbul’un canlı ve köklü semtlerinden biri olan Beşiktaş’ın sahil kenarındaki ışıklı caddelerinde, her şey o gece fa...
Samandıra’nın gece serinliği caddeye yayılırken, sarı saçlı kadın sitenin merdivenlerini çıkıyordu. Uzaktan gelen araba sesl...
Şile Sarışın, sarı saçları deniz rüzgârıyla hafifçe savrulurken sahil evinin merdivenlerini çıkıyordu. Şile’nin kumsallarınd...
Çatalca Vip’in loş, doğa manzaralı odasında, İstanbul’un kuzeybatı yakasının gece sessizliği uzaktan hissedilirken Eli...