Çağlayan Esmer, o gece Kağıthane yakasında yürürken bile her bakışı üzerine çekiyordu. Uzun, koyu esmer saçları omuzlarına dökülüyor, teninin o derin bronz tonu sokak lambalarının altında parlıyordu. Gözleri karanlık ve çekici bir şekilde etrafı süzüyordu. Birkaç adım attıktan sonra bir barda durdu, kapıdan içeri girerken yine o isim aklına geldi: Çağlayan Esmer. Kimse onu böyle çağırmıyordu belki, ama kendi içinde bu isimle tanımlıyordu kendini; Çağlayan’ın o hareketli, ateşli ruhuyla harmanlanmış, esmer ve doyumsuz bir kadın olarak.
İçeri girdiğinde barın loş ışıkları tenini daha da belirgin kıldı. Yüksek topuklu ayakkabılarıyla yürümesi bile dikkatleri üzerine çekiyordu. Siyah, dar bir elbise giymişti; dekoltesi derin, bacaklarıysa her adımda aralanıyordu. Bara yaklaştı, barmenin önüne oturdu ve bir viski istedi. Parmağıyla bardağın kenarını sıvazlarken, yanındaki adamın bakışlarını fark etti. Adam uzun boylu, geniş omuzlu, koyu saçlı biriydi. Gözleri Çağlayan Esmer’in bedeninde geziyordu; göğüslerinin dolgun hatlarından, belinin inceliğine, oradan da kalçalarının yuvarlak hatlarına.
“Yalnız mısın?” diye sordu adam, sesi alçak ve boğuk.
Çağlayan Esmer başını çevirdi, dudaklarını hafifçe ısırarak gülümsedi. “Şimdilik.”
Adamın adı Tolga’ydı. Kısa bir sohbetten sonra Tolga, Çağlayan Esmer’i daha yakından tanımak istediğini söyledi. Kadın ayağa kalktı, elbisesinin eteğini düzeltti ve “Gel o zaman” dedi.
Barın arkasındaki dar koridordan geçtiler. Tolga, Çağlayan Esmer’i duvara yasladı. Elleri hemen kadının beline sarıldı, sonra yukarı kayarak göğüslerini kavradı. Çağlayan Esmer’in nefes alışverişi hızlandı. Tolga’nın parmakları elbisenin dekoltesinden içeri girdi, sertleşmiş meme uçlarını buldu ve hafifçe sıkıştırdı. Kadın inledi, başını geriye attı. Tolga’nın dudakları boynuna yapıştı, dilini tenine sürterek ısırıklar bıraktı. Çağlayan Esmer’in elleri adamın saçlarına gitti, onu kendine doğru çekti.
“Daha sert,” diye fısıldadı.
Tolga, elbisenin fermuarını indirdi. Kumaş yavaşça kaydı, Çağlayan Esmer’in çıplak göğüsleri ortaya çıktı. Esmer teninin üzerinde pembe meme uçları dikilmişti. Tolga hemen birini ağzına aldı, dilini etrafında gezdirdi, emerken diğer eliyle diğerini ovuyordu. Çağlayan Esmer bacaklarını araladı; Tolga’nın dizinin bacaklarının arasına girmesine izin verdi. Adamın sertliği pantolonundan hissediliyordu. Kadın kalçalarını ileri doğru itti, o sertliğe sürttü.
Tolga, Çağlayan Esmer’in eteklerini yukarı sıyırdı. İçinde hiç külot yoktu. Adamın parmakları ıslak, sıcak kıvrımlara ulaştı. İki parmağını içeri soktu, yavaş yavaş hareket ettirmeye başladı. Çağlayan Esmer’in duvarı tutan elleri sıkılaştı. “Ahh… evet, orası,” diye inledi. Tolga parmaklarını hızlandırdı, başparmağıyla klitorisine baskı yaptı. Kadın titredi, bacakları hafifçe titremeye başladı.
Koridorda sesler vardı ama ikisi de umursamıyordu. Tolga, Çağlayan Esmer’i çevirdi, yüzünü duvara yasladı. Pantolonunun fermuarını indirdi, sertliğini çıkardı. Kalın, damarlı bir yaraktı. Başını Çağlayan Esmer’in ıslak girişine sürttü, sonra bir hamlede içeri girdi. Kadın yüksek sesle inledi. Tolga derinlere kadar sokuldu, kalçalarını tutarak ritmik hareketlere başladı. Her vuruşta Çağlayan Esmer’in göğüsleri duvara sürtünüyor, sesler boğuk inlemelere dönüşüyordu.
“Daha hızlı,” dedi Çağlayan Esmer, sesi titrek.
Tolga hızlandı. Elleri kadının kalçalarını sıktı, parmak izleri bıraktı. Çağlayan Esmer’in ıslaklığı her seferinde daha fazla duyuluyordu; şap şap sesleri koridorda yankılanıyordu. Tolga bir elini öne uzattı, klitorisini ovuşturmaya başladı. Kadın zirveye yaklaşıyordu. Bacakları gerildi, iç kasları Tolga’nın yarrağını sıktı. “Geliyorum…” diye fısıldadı ve boşaldı. Vücudu sarsılırken Tolga da hızını artırdı, birkaç sert vuruştan sonra o da boşaldı, sıcaklığını Çağlayan Esmer’in içine bıraktı.
Birkaç saniye öyle kaldılar. Tolga yavaşça çıktı. Çağlayan Esmer elbisesini düzeltti, ama gözlerindeki ateş sönmemişti. “Burası yetmez,” dedi. “Benim yerime gidelim.”
Taksiye bindiler. Yol boyunca Tolga’nın eli Çağlayan Esmer’in bacaklarının arasındaydı. Parmaklarını yine içeri sokmuş, yavaşça hareket ettiriyordu. Kadın başını koltuğa yaslamış, inlemelerini bastırmaya çalışıyordu. Taksi şoförü aynadan bakıyordu ama ikisi de umursamıyordu. Çağlayan Esmer, Tolga’nın elini daha derine bastırdı. “Eve kadar dayanamayacağım,” diye fısıldadı.
Apartmana girdiklerinde asansörde bile durmadılar. Tolga, Çağlayan Esmer’i köşeye sıkıştırdı, dudaklarını onun dudaklarına yapıştırdı. Dilleri birbirine dolandı, ısırıklar, emmeler… Asansör kapısı açıldığında Çağlayan Esmer Tolga’yı peşinden sürükledi. Kapıyı açar açmaz Tolga onu kucağına aldı, yatak odasına taşıdı.
Yatağa bıraktığında Çağlayan Esmer elbisesini tamamen çıkardı. Çıplak bedeni loş odada parlıyordu. Esmer teni, dolgun göğüsleri, dar beli, yuvarlak kalçaları ve uzun bacakları… Tolga da soyundu. Sertliği hâlâ dimdikti. Çağlayan Esmer yatağa diz çöktü, Tolga’nın yakınına geldi. Yarrağını eline aldı, dilini başından aşağı kaydırdı. Ağzına aldı, yavaş yavaş derinlere doğru indirdi. Tolga’nın inlemesi odayı doldurdu. Çağlayan Esmer başını ileri geri hareket ettirirken bir eliyle taşaklarını okşuyor, diğer eliyle kendi ıslaklığını ovuyordu.
Tolga dayanamadı, Çağlayan Esmer’i yatağa yatırdı. Bacaklarını omuzlarına aldı, tekrar içine girdi. Bu sefer daha yavaş, daha derin. Her vuruşta Çağlayan Esmer’in göğüsleri sallanıyor, inlemeleri yükseliyordu. Tolga eğildi, meme uçlarını emdi, ısırdı. Kadın tırnaklarını Tolga’nın sırtına geçirdi. “Daha derine… evet, orası…”
Pozisyon değiştirdiler. Çağlayan Esmer Tolga’nın üstüne bindi. Yavaşça inip kalkmaya başladı, kalçalarını dairesel hareketlerle çeviriyordu. Tolga’nın elleri göğüslerindeydi, sıkıyor, okşuyor. Çağlayan Esmer hızlandı. Göğüsleri zıplıyor, ter damlacıkları esmer teninde parlıyordu. Tolga kalçalarını yukarı kaldırarak ona karşılık veriyordu. Çağlayan Esmer bir kez daha boşaldı, vücudu sarsılırken Tolga’yı da peşinden sürükledi. İkisi de inleyerek zirveye ulaştı.
Ama gece bitmemişti. Bir süre dinlendikten sonra Tolga, Çağlayan Esmer’i yüzüstü çevirdi. Dizlerini bükmesini istedi. Arkadan girdi, bu sefer daha sert. Bir eliyle saçlarını tuttu, diğer eliyle kalçasına vurdu. Çağlayan Esmer inliyor, “Daha sert vur” diyordu. Her tokatta teni kızarıyor, ıslaklığı artıyordu. Tolga hızını artırdı, derinliklere kadar sokuldu. Çağlayan Esmer’in inlemeleri artık çığlığa dönüşmüştü. Üçüncü orgazmı geldiğinde bacakları titredi, yatağa yığıldı.
Tolga onu çevirdi, yüz yüze yattılar. Yavaşça tekrar girdi. Bu sefer daha duygusal, daha yavaş. Göz göze bakarak hareket ettiler. Çağlayan Esmer’in bacakları Tolga’nın beline dolanmıştı. Dudakları birbirine değiyor, nefesleri birbirine karışıyordu. Tolga derinlere kadar girdiğinde Çağlayan Esmer’in iç kasları onu sıktı. “İçime boşal,” diye fısıldadı. Tolga birkaç sert hareketten sonra boşaldı, sıcaklığı kadının içine aktı.
Sabaha karşı hâlâ uyanıktılar. Çağlayan Esmer, Tolga’nın göğsüne yaslanmış, parmaklarıyla göğüs tüylerini okşuyordu. Tolga’nın eli kadının kalçasındaydı, yavaşça okşuyordu. “Bir daha,” dedi Çağlayan Esmer. Tolga gülümsedi, kadını üstüne çekti. Bu sefer Çağlayan Esmer kontrolü tamamen eline aldı. Yavaşça oturdu, ritmini kendi belirledi. Tolga’nın elleri belindeydi, onu destekliyordu. Çağlayan Esmer öne eğildi, göğüslerini Tolga’nın yüzüne doğru uzattı. Adam meme uçlarını emerken kadın kalçalarını kaldırıp indiriyordu.
Saatler geçmişti. Oda cinsel kokularla dolmuştu. Çağlayan Esmer dördüncü, belki beşinci orgazmını yaşarken Tolga da yine boşaldı. İkisi de ter içinde, nefes nefese yatağa uzandılar. Çağlayan Esmer’in esmer teni parlıyordu. Tolga parmaklarıyla kadının ıslaklığını okşadı, iki parmağını içeri soktu, yavaşça hareket ettirdi. Çağlayan Esmer inledi ama itmedi. “Yine mi?” diye sordu gülümseyerek.
“Senden doyamıyorum,” dedi Tolga.
Parmakları daha hızlı hareket etti. Çağlayan Esmer bacaklarını araladı, kalçalarını kaldırdı. Tolga eğildi, dilini klitorisine yapıştırdı. Emdi, yaladı, parmaklarını içeri dışarı hareket ettirdi. Çağlayan Esmer’in elleri Tolga’nın saçlarında sıkılaştı. “Orası… ahh… geliyorum yine…” Vücudu bir kez daha sarsıldı. Tolga, kadının ıslaklığını diline aldı, yuttu.
Gece boyunca birkaç kez daha birleştiler. Bazen yavaş ve tutkulu, bazen sert ve vahşi. Çağlayan Esmer bazen dizlerinin üzerindeydi, bazen sırtüstü, bazen de Tolga’nın kucağında. Her seferinde bedenleri birbirine daha çok uyum sağlıyordu. Tolga’nın yarrağı Çağlayan Esmer’in içini dolduruyor, her boşalmada daha fazla sıcaklık bırakıyordu.
Şafak sökerken Çağlayan Esmer pencerenin kenarına oturmuş, çıplak bedeniyle şehri izliyordu. Tolga arkadan yaklaştı, kollarını beline doladı. Sertliği yine Çağlayan Esmer’in kalçalarına değiyordu. Kadın hafifçe öne eğildi, Tolga arkadan girdi. Bu sefer ayakta, yavaş yavaş. Çağlayan Esmer’in elleri camdaydı, Tolga’nın elleri göğüslerinde. Her vuruşta şehir ışıkları önlerinde titreşiyordu.
Sabah olduğunda ikisi de yorgun ama tatmin olmuştu. Çağlayan Esmer yatağa döndü, Tolga’yı yanına çekti. “Bir dahaki sefere daha uzun kalsın,” dedi. Tolga gülümsedi, kadının esmer tenini öptü. “Çağlayan Esmer,” diye fısıldadı. “Seni unutamam.”
Çağlayan Esmer gözlerini kapattı, hâlâ hissediyordu Tolga’nın dokunuşlarını, doluluğunu, sıcaklığını. Gece boyunca yaşadıkları her an, her inleme, her boşalma bedeninde iz bırakmıştı. Ve biliyordu ki bu sadece bir başlangıçtı.
Bomonti’nin dar sokaklarında yürürken, akşamın nemli havası tenime yapışıyordu. Bomonti’nin eski bina...
Harbiye’nin dar ve kalabalık sokaklarında yürürken, akşamın ılık rüzgârı tenime çarpıyordu. Harbiye’n...
İstanbul’un moda ve gece hayatıyla ünlü semti Osmanbey’in ışıklı caddelerinde, her şey “osmanbey escort” a...
İstanbul’un Boğaz kıyısındaki en bilinen semtlerinden biri olan Ortaköy’ün cami ve sahil kenarındaki ışıklı sokakların...
Çerkezköy Vip’in loş, modern odasında, Trakya’nın gece sessizliği uzaktan hissedilirken Elif, o gece ilk kez kendini b...
İstanbul’un hareketli semtlerinden biri olan Mecidiyeköy’ün gece ışıkları altında, her şey “mecidiyeköy escort&rdqu...
İstanbul’un canlı ve köklü semtlerinden biri olan Beşiktaş’ın sahil kenarındaki ışıklı caddelerinde, her şey o gece fa...
Samandıra’nın gece serinliği caddeye yayılırken, sarı saçlı kadın sitenin merdivenlerini çıkıyordu. Uzaktan gelen araba sesl...
Çatalca Vip’in loş, doğa manzaralı odasında, İstanbul’un kuzeybatı yakasının gece sessizliği uzaktan hissedilirken Eli...
Darıca Vip, Marmara’nın kıyısında, yeşil tepelerin eteğinde yükselen o modern sahil villasının adıydı. Gece, denizden gelen haf...