
İstanbul’un en şık semtlerinden birinde, Nişantaşı’nın dar ama pahalı sokaklarında, Esmer adındaki kadın her akşam aynı zarif yorgunlukla evine dönerdi. Nişantaşı Esmer, omuzlarına dökülen parlak siyah saçları, esmer teni butik vitrinlerinin ışığında bakır gibi parlayan, dudakları her zaman hafif aralık ve dolgun duran o kadın, o gün de dar kesim bir elbise ve yüksek topuklarıyla yürüyordu. Çantası omzunda sallanıyor, kalçaları kumaşın altında ritmik bir davet gibi hareket ediyordu. Kapısına geldiğinde anahtarı kilide sokarken bile parmakları hafifçe titriyordu.Birkaç cümle sonra, içeri adımını attığında zihninde aynı isim tekrar yankılandı: Nişantaşı Esmer. Kendi adını fısıldamak bile bacaklarının arasını anında ıslatmaya yetiyordu. Elbisesinin fermuarını indirdi, kumaş ayaklarının dibine düştü. Sutyensiz göğüsleri serbest kaldı; meme uçları... okumaya devam et

Nişantaşı Sarışın, sarı saçları gece rüzgârıyla hafifçe savrulurken lüks bir binanın asansöründen çıkıp koridorda ilerliyordu. Nişantaşı’nın sessizleşmiş sokaklarından süzülen uzak araba sesleri geride kalmış, koridorun yumuşak halı kokusu burnuna dolmuştu. İnce ipek bluzunun yakası göğüslerinin yarısını açıkta bırakıyor, kısa eteğin kenarı her adımda uyluklarına sürtünüyordu. Kapının önünde durduğunda kalbi hızlandı. Nişantaşı Sarışın, parmaklarını zil butonuna bastırdı. Birkaç cümle sonra Nişantaşı Sarışın, loş ve ferah dairenin salonuunda adamı gördü. Adam, geniş pencerelerin önünde ayakta duruyor, sadece beline kadar inmiş pantolonuyla ona bakıyordu. Gözleri Nişantaşı Sarışın’ın vücudunu yavaşça süzdü. “Bekliyordum,” dedi alçak sesle. Nişantaşı Sarışın yaklaştı, parmaklarını adamın göğsüne bastırd... okumaya devam et

İstanbul’un en şık ve lüks semtlerinden biri olan Nişantaşı’nın ışıklı caddelerinde, her şey o gece farklı başlamıştı. Kerem, otuz altı yaşında, başarılı bir mimardı. Ofisten geç saatte çıktığında ince bir yağmur çiselemeye başlamıştı. Telefonunda bir numara çevirdi, tatlı bir kadın sesi randevuyu onayladı. Birkaç cümle sonra aklından geçen tek şey yine Nişantaşı’ndaki o adresti. Kalbi biraz daha hızlı atıyordu. Lüks bir butik otelin lobisine girdiğinde, kristal avizelerin ışığı salonı aydınlatıyordu. Asansörle on ikinci kata çıktı. Kapı numarası 1203. Kapıyı çaldığında, karşıda duran kadın nefesini kesti. Adı Ece’ydi. Uzun, platin sarı saçları omuzlarına dökülüyor, siyah saten bir elbise vücuduna yapışıyordu. Göğüsleri dekolteden hafifçe taşmış, bacakları uzun ve pürüzsüzdü. Gözleri buz mavisi, bakışları hem davetkâr hem de kendinden emindi. okumaya devam et
Harbiye’nin dar ve kalabalık sokaklarında yürürken, akşamın ılık rüzgârı tenime çarpıyordu. Harbiye’n...
Bomonti’nin dar sokaklarında yürürken, akşamın nemli havası tenime yapışıyordu. Bomonti’nin eski bina...
İstanbul’un moda ve gece hayatıyla ünlü semti Osmanbey’in ışıklı caddelerinde, her şey “osmanbey escort” a...
İstanbul’un hareketli semtlerinden biri olan Mecidiyeköy’ün gece ışıkları altında, her şey “mecidiyeköy escort&rdqu...
İstanbul’un Boğaz kıyısındaki en bilinen semtlerinden biri olan Ortaköy’ün cami ve sahil kenarındaki ışıklı sokakların...
Çerkezköy Vip’in loş, modern odasında, Trakya’nın gece sessizliği uzaktan hissedilirken Elif, o gece ilk kez kendini b...
İstanbul’un kalbinde, Şişli’nin neon ışıklarıyla aydınlanan dar sokaklarında geçen o gece, her şey “şişli escort&rd...
İstanbul’un canlı ve köklü semtlerinden biri olan Beşiktaş’ın sahil kenarındaki ışıklı caddelerinde, her şey o gece fa...
Bakırköy’ün dar ve nemli sokaklarında yürürken, sıcak yaz akşamının havası tenime yapışıyordu. Bakırköy&rsq...
Samandıra’nın gece serinliği caddeye yayılırken, sarı saçlı kadın sitenin merdivenlerini çıkıyordu. Uzaktan gelen araba sesl...