
Fenerbahçe Esmer, o gecenin en tutkulu ve en ateşli gölgesiydi. İstanbul’un Anadolu yakasında, denize nazır eski bir apartmanın en üst katındaki dairede, perdeleri yarı açık pencerenin önünde duruyordu. Fenerbahçe Esmer… Bu iki kelime dilimde ağır ağır yuvarlanıyor, her hecesi tenime yapışıyordu. O, uzun esmer saçlarını omzunun üzerinden arkaya atmış, ince lacivert saten bir sabahlıkla bana bakıyordu. Sabahlığın yakası açık, göğüslerinin derin dekoltesi görünüyordu. Memelerinin uçları kumaşın altında belirginleşmiş, koyu kahverengi areolaları belli belirsiz belli oluyordu. Gözleri kömür gibi siyahtı, bakışları ise ateş gibi yakıcı. Fenerbahçe’nin dar sokaklarında büyümüş, gece rüzgârının taşıdığı deniz tuzu ve yasemin kokusunu tenine sindirmiş bir kadın. Ve ben, o akşam kapıyı açtığında, içimde bir şeylerin paramparça oldu... okumaya devam et

Fenerbahçe Sarışın, sarı saçları omuzlarına dökülürken stadyumun loş ışıkları altında yürüyordu. Tribünlerin hâlâ sıcaklığını taşıyan havanın içinde, formanın ince kumaşı göğüslerinin hatlarını netleştiriyor, her adımda kalçaları hafifçe sallanıyordu. O gece Fenerbahçe’nin maçı yeni bitmişti ve zafer coşkusu henüz sönmemişti; ama Fenerbahçe Sarışın’ın aklında sadece bir şey vardı: soyunma odasının arkasındaki dar koridorda bekleyen adam. Birkaç cümle sonra Fenerbahçe Sarışın, kapının eşiğinde durdu. İçerisi loştu. Adam, sırtını duvara yaslamış, kollarını kavuşturmuş bakıyordu. Gözleri, formanın yakasından süzülen ter damlalarını takip etti. “Geleceğini biliyordum,” dedi alçak sesle. Fenerbahçe Sarışın cevap vermedi; sadece yaklaştı, parmaklarını adamın göğsüne bastırdı ve dudaklarını onun boynuna sürd... okumaya devam et

Fenerbahçe’nin sahile yakın dar sokaklarında akşamüstü rüzgârı eserken, ağaçların arasından süzülen ışıklar kaldırıma düşüyordu. Yağmur yeni dinmişti; ıslak kaldırım taşları ayaklarının altında parlıyordu. Fenerbahçe her zaman böyleydi: biraz kalabalık, biraz mahrem, denizin kokusu her köşeye sinmiş bir mahalle.Kapıyı çaldığımda kalbim hızlı atıyordu. Elinde iki kadeh ve bir şişe kırmızı şarapla açtı. Koyu kahverengi saçları omuzlarına dağılmış, üzerinde ince, siyah bir elbise vardı; yakası göğüslerinin başlangıcını belli belirsiz gösteriyordu. Gözlerimiz buluştuğunda yavaşça gülümsedi.“Gel içeri,” dedi alçak sesle. “Seni bekliyordum.”Evi ferah ve sıcacıktı. Salonda pencereyi açtı; dışarıdan Fenerbahçe’nin akşam sesleri geliyordu: uzak bir vapur düdüğü, sahildeki insanların uğultusu, yaprakların hışırtısı. Konuşmaya ba... okumaya devam et
Harbiye’nin dar ve kalabalık sokaklarında yürürken, akşamın ılık rüzgârı tenime çarpıyordu. Harbiye’n...
Bomonti’nin dar sokaklarında yürürken, akşamın nemli havası tenime yapışıyordu. Bomonti’nin eski bina...
İstanbul’un moda ve gece hayatıyla ünlü semti Osmanbey’in ışıklı caddelerinde, her şey “osmanbey escort” a...
İstanbul’un hareketli semtlerinden biri olan Mecidiyeköy’ün gece ışıkları altında, her şey “mecidiyeköy escort&rdqu...
İstanbul’un Boğaz kıyısındaki en bilinen semtlerinden biri olan Ortaköy’ün cami ve sahil kenarındaki ışıklı sokakların...
Çerkezköy Vip’in loş, modern odasında, Trakya’nın gece sessizliği uzaktan hissedilirken Elif, o gece ilk kez kendini b...
İstanbul’un kalbinde, Şişli’nin neon ışıklarıyla aydınlanan dar sokaklarında geçen o gece, her şey “şişli escort&rd...
İstanbul’un canlı ve köklü semtlerinden biri olan Beşiktaş’ın sahil kenarındaki ışıklı caddelerinde, her şey o gece fa...
Bakırköy’ün dar ve nemli sokaklarında yürürken, sıcak yaz akşamının havası tenime yapışıyordu. Bakırköy&rsq...
Samandıra’nın gece serinliği caddeye yayılırken, sarı saçlı kadın sitenin merdivenlerini çıkıyordu. Uzaktan gelen araba sesl...